TD Menü
 Anasayfa
 Sohbet Videoları
 Sesli Sohbetler
 Sohbetler
 Sesli İlahiler
 İlahiler
 Mektuplar
 Hatıralar
 Öz Geçmişler
 Kur'an-ı Kerim
 İletişim
Canlı Yayın
Canli Yayini izlemek için tiklayin

Canlı yayın tarihleri:
Cuma: Cuma namazı sonrası (İzmir'e göre)
Cumartesi: 20.00 - 22.00
İlahiler
·Lâ ilâhe illallah.
·Aşk ile Allah dedikçe.
·N’olur halim Cân Sultanım !
·Hak’tır bizim sevdiğimiz
·Bize lütf-i Hüdâ’dır bu!
·İnsan olan anlar bizi.
·Hak aşkınız daim olsun.
·Kuvvet, kudret Mevlâ’nındır
·Hidâyet olmazsa Hak’tan,
·Niçin feryat etmez bilmem !
·Lâyık kul olmayı nasîb et bize.
·Bu âleme niçin geldin, görevin ne senin?
·Haremine gir, dedik de suç mu ettik?
·Nazarımız Hak’tır bizim
·Vicdân ile düşünsene!
·Uyandır kalbini, şükret.
·Âşık olana, Mevlâ cemâlini gösterir.
·Güzel ahlâk açar gönül kapısın!
·Kerîmsin Mevlâm, duamız kabul et!
·Hak dostuna gayriyet hiç yakışmaz.
·Yakar aşkın ciğerimi!
·Mevlâm hidâyet eylesin!
·“Re’sul hikmete mehafetullah”dır.
·Şuhût, tefekkürle Allah diyelim Hû Allah.
·Tevhidin özü budur.
·Sabırla selâmet bulunur inan.
·Harfle savtle olmaz îfâ !
·Îmânla ahlâkla varılır Sırr-ı Tevhid’e.
·Sevelim, sevilelim mü’min kardeşler.
·Estağfirullah, tevbe Ya Rab! diyelim.
·Sâdıklarla bile ol, gafillerle olma.
·Essalât u vesselâm Muhammed Mustafa’sına...
·Sen vallahi cân u cânânımızsın!
·Şükürler olsun Mevlâ’ya!
·Deme sakın: Ben dervişim.
·İmdâda yetişti Pîr Sultanımız.
·Tevbe et, pişman ol de Allah Allah!
·Hak’tır bizim şuhûdumuz.
·Gönül bize yârdan haber versene.
·Allah sana emretti.
·Hû derim Allah
·Yokmu bana el tutan?
·Dedim: Elhamdulillâh!
·Allah Allah diye diye.
·Hidâyet Allah’tan, gayrıdan bilme.
·Gel gitme yavrum gafil yoluna.
·Zâhir bâtın Hû’dur Allah.
·Uzak durma yakın gel
·Hamd ederim, Mevlâm sana.
·Dikkat et dostum, şekle aldanma.
·Her yüzden nazarım sen.
·Cânım kurban cânânıma.
·Ma’nâya gel ma’nâya.
·Ya Rab! Sen bu zâtın hikmetin bildir
·İlhâm ihsân et Allah’ım!
·Aşkın bana ver Allah’ım,
·Gündüz gece arıyorum.
·Dîvâne gönül aşka tutuldun!
·Gönüldedir zevk u sefâ.
·Sadâkatle gel, tevhide boyan.
·Pîr Seyyid’dir rehberimiz!
·Bâtıl bizim neremizde?
·Cân u cânânım merhaba.
·Sâdık olan cânlar gelsin.
·Sevgili Habîbinin hürmeti için et zuhûr!
·Mevlâm düşürme gaflete.
·Hamd et haline mü’minsin cânım.
·Cânda cânânını incitme sakın!
·Gönüllerde binlerce ah u feryat var.
·Yüzüne bakan sende hiç gayrullah görmesin.
·Hak rızası bundadır.
·Davet Hak’tan duysana.
·Zikrederiz Allah deriz.
·Zaferin mübarek olsun kardeşim!
·Hû Mevlâm Hû Mevlâm, aşkın bana ver Mevlâm.
·Yuvalarında huzûr sevgi ver Allah’ım!
·Hak mürşidden aldık ilham.
·Hak Lâ ilâhe illâllah...
·Kelâm anı anlatamaz.
·Hak hidâyet etmedikçe
·Telkînimiz rehber bize.
·Şâh-ı Merdân’ı önder bilelim.
·Sen kendini ne sanırsın?
·Mahrum olmaz Allah diyen.
·Âşıklıktır rehber bize.
·“Hesap, muhasebemde vekilim Allah’tır” de.
·Gayemizi dil ifade etmekten acizdir.
·Hû, lâ ilâhe illalah.
·Hamd ü senâ Rabbimize.
·Cân u cânânımsın benim !
·Şâhit Mevlâm kalbimize.
·Merhametin sonsuz senin!
·Hak zikrini verdin bize.
·Bize sâdık olan gelsin.
·Dosta vuslat etmek için.
·Sen öğrettin Cân Sultanım!
·Cân mürşitten olur ihsân.
·Rahmetinden mahrûm etme!
·Ne güzeldir, ne güzeldir!
·Âsân olur yollar sana.
·Hak Mürşidi bilmedikçe.
·Gel ey yolcu dinle sohbet.
·Gerçek insan işte bunlar.
·Himmet olur inan, şüphen olmasın.
·Bizi sevgine lâyık kıl Ulu Mevlâm!
·Ey Rabbim bizi mahrûm-i dîdar eyleme!
·Ne güzeldir ne güzel!
·İkrâm eyle, gül yüzüme.
·Himmet edin dostlar bize.
·Hak mürşitten olur ihsân.
·Bir lâhza ayırma beni senden!
·Allah Allah diye geldim!
·Ezelden Hak sözü vermiştir bunlar!
·İlâhî Rabbim, hikmetinden suâl olunmaz.
·Allah diyen âşıklarda kalmaz gam keder.
·Şükürler olsun Mevlâ’ya.
·Paha olmaz asla size.
·Çok şükür elhamdülillah!
·Asker oğlum göreslendik.
·Gönlümüze giren bilir.
·Şükrederim Rabbim sana.
·Kenz-i mahfinin sırrı onlarda.
·Emr-i Hak’tır ibadât u taat etmek,
·Sev mürşidi, gel sen bize.
·Lûtfet, kerem kıl cânânım benim!
·Beni benden alan sensin.
·Sonsuz hamd ü senâlar Mevlâ’ya!
·Hak zikrini ihsân etsin.
·Mevlâm yolun âsân etsin!
·İlahi Mevlâm rızandan ayırma.
·Allah sizden razı olsun!
·Her an diyem Allah Allah.
·Hak sevgisi var bizde
·Sohbetimiz dost iledir.
·Halk içinde mecnûn olan dîvâneye bak.
·Ârifiyet ver Allah’ım!
·Tenezzül, tevâzuyla gerçek insan bunlar.
·Gerçek insan, gündüz gece Allah der.
·Nazar kıl sen bu aleme, gör neler var...
·Rabbim sevgisine mazhar kılsın!
·Cânım Muhammed Mustafa.
·Buldum cânda cânânımı.
·Hak orucun kabul etsin.
·Bahr-i Ummân derler sana.
·Sonsuz rahmet ruhunuza.
·Haccımız mübarek olsun kardeşim.
·Mutlu olur sizi seven.
·Kâmil îmân ver Allahım.
·Birdir Allah yok şeriki!
·Sonsuz şükür Rabbimize!
·Himmetine her an muhtacız Efendim!
·Hak’tır bizim sevdiğimiz.
·Gelin yavrularım tevhide gelin.
·Beni ifna eden sensin,
·Zikret Mevlâ’yı Mevlâ’yı!
·Boşa durma, hikmet ara.
·Yol ver bize ulu dağlar, geçelim!
·Tut elimiz ezel-ebed.
·Biz, Melâmi kurbanıyız.
·Sonsuz hamd ü senâ Mevlâm!..
·Zikret Hakk’ı, gir meydana.
·Mutlak îmân telkîniniz!
·Bilmek için sâdık gerek!
·Hak mürşitten olur ihsân!
·Emre mutî olur isen,
·Mürşidimin telkînidir.
·Bayrağımın sallandığı yerdir vatanım.
·Allah Hak yolda bize anlayış versin.
·Vatandaki bayram başka!
·Kerim Allah, Rahim Allah!
·Dinin ahkâmı Şeriat’tır.
·Hakiki insan, Hakk’ı, bâtılı fark edendir.
·Hak’la bâtılı seçen îmânımız var!
·Cânda cânânla tevhit etmenin ta kendisidir!
·Enfüste, âfâkta ne varsa Hakk’ındır.
·Hak Resûl’e erem dersen.
·Mürşidimin nasîhatı.
·Nasip eyle Mevlâm bize!
·Hakk’ın muhâtabı insan.
·Şirk-i hafîden bizleri koru Mevlâm!
·Emre mutî olmak gerek.
·Ne güzeldir derviş olmak!
·Sermayemiz sadâkattir,
·Allah Allah Kerim Allah!
·Allah deyin huzûr bulun!
·Lütfet, kerem kıl âciz kuluna!
·Allah gönlünüzün muradını versin.
·“İhdinas sırate’l-müstakim”den gidenlerdir.
·Açar güller handân olur.
·Derdimin dermânısın Efendim.
·Sultanımız vardır bizim.
·Hak Erenler, aşka çare var mıdır?
·Rabbim rızandan ayırma.
·Nice yüz bin hamd ü senâ!
·Kâmil îmân kalbimizde.
·Ne güzeldir insan olmak,
·Bize âşık, sâdık derler.
·Cemrelerin var hikmeti
·İhvânımız urûç, nüzûl etmenin sırrını bilirler.
·Dikkat et kendine gel!
·Cân mürşidim cânım feda!
·Gelin Dostlar, aşk ile ALLAH diyelim!
·Allah şerrinden korusun!
·Bunlar, salât-ı daimün’dedirler.
·Kur’an-ı Kerim’in ikiz kardeşidir.
·Hakk’ın zikriyle feth u bâb olur dostlar.
·Ulu Mevlâm, hikmetlerinden suâl olmaz!
·Dikkat et, sakın taş atmayasın!
·Ya Rab, kul olabilmek için tut elimiz!
·Kerîmsin, Rahimsin Ulu Mevlâm!
·Sadâkatın rehber senin.
·Takdire razı olanlardan et bizi!
·Kullarının suçuna bakmazsın Mevlâm!
·Dikkat eyle, sohbet dinle!
·Ruhundan ruh verdin bize.
·Cânım kurban Mevlâm sana!
·Gül bizimdir, gül kokarız!
·İhsân eyle dervişlere!
·Nasip etti Mevlâm bize!
·Hak Resûl’ün vatanıdır.
·Lebbeyk Allahümme lebbeyk!
·Tefekkürle Allah deriz.
·Gel dervişim zikredelim.
·Gönül eri dervişlerdir.
·Lütf-i Hüda’dır,
·Yüzünüze âlem hayran!
·Mürşidimin ikrâmıdır!
·Telkînimiz mutlaktandır, renge şekle aldanmayız.
·Dosta vuslet etmek için
·Dostun haremine aşkla girenleriz!
·Ehl-i tevhit derler bize.
·Sevgilinin sohbetine gönül verenleriz!
·ALLAH diyen dil var bizde.
·Kur’an-ı Kerim’de hikmetler vardır.
·Mürşidin himmetiyle ilhâm olur Hak’tan bize!
·Keyfiyeti anlatamam!
·İstiyorum, ilâhiler yazayım,
·Anlatılmaz hâlimiz var!
·Dervişlerin emelidir!
·Râbıtanda bulacaksın
·Hak erenler safındadır.
·Melâmileriz!
·Melâmiyiz, zikrederiz.
·Şifa olan telkîn bizde!
·Emre sâdık olmak gerek!
·Haşret Mevlâm ihvânımız!
·Lütfeyle Mevlâm bize.
·Ehl-i tevhit nâra yanmaz.
·Cânım, ruhum mürşidimdir!
·Sâdık kuldan hacı olur.
·Haccen mebrûr inşaAllah!
·Gel dervişim bilişelim!
·Her hâliyle örnek insan!
·Aşkın bana hayat verir!
·Hak nûruyla çok güzelsin!
·Güzelliğin anlatılmaz!
·İlhâm olur Mevlâmızdan!
·Âşık, sâdık, ârif insan!
·İmtihandır dikkat eyle!
·Ben beni bilmenin hayrâniyem!
·Ben sanırdım zikrederim.
·Şayet dervişim dersen.
·Her gününüz bayram olsun !
·Gel, Melâmet sırrına gel...
·Ya Rab, bizi uzak eyleme Evlâd-ı Resûl’den!
·Sâdık kul ol, gel sen bize.
·Yürü yavrum, sen, Hak Resûl’ün izinden yürü !
·Derviş olamaz derviş !
·Sana saygı şeref bize!
·Huzûr ver Allah’ım ümmet-i Muhammed’e!
·“Vatan sevgisi îmândandır!” bunu bilelim.
·İslâm’ın dışında yol arayanlar.
·Dervişler güzel ahlâkla sevilirler.
·Yolunuz açık olsun!
·Fenafillâh vardır bizde.
·Tevbe, istiğfar var dillerinde.
·Bize hayat O’ndan gelir.
·Bilen, bilinen birdir.
·Halde tevhid edelim.
·Kâmil îmân buna derler!
·Perde hicap olmaz size.
·Güzel ahlâklarıyla sevilir bunlar!
·Bağlantısı zikrullahtır.
·Gelin dostlar muhabbete!
·Hikmetler var dervişlikte
·Güzel ahlâk yolun açar.
·Hakk’ın takdîrine razı olacaksın!
·Hak o zaman razı olur!
·Aşkta mihmânımdır benim.
·Hak yolunun sâdıkıyız.
·Melâmiler derler bize.
·Halk yüzünden Hakk’ı sevsin.
·Zikrederim Allah derim.
·Razı olur Rabbin senden.
·Râbıtamız Hak’tır bizim.
·Şekilde kalma, gel ma’nâyı fehmet!
·Kar kapadı yolumuzu.
·Ulu Mevlâm bizi mahrum eyleme!
·Sonra pişmanlık fayda vermez...
· Emre sâdık dervişleriz
·Dosta vuslat etmek için
·Hak erenler bu yoldadır
·Hak mürşidin telkîniyle
·Hû desin Mevlâm
·Nasip eyle Mevlâ cümle ihvana
· Allah diyelim Allah
·Hak yoldadır can dervişler

Toplam 307 İlahi kayıtlı
 
 
Özlü Söz:Rabbimizle olan alakayı, Rabbimizin isteği doğrultusunda gerçekleştirelim.
 
Hayatta En Güzel Şey: Huzur!..

01. 12. 2000

HAYATTA EN GÜZEL ŞEY: HUZUR

 

[1]

Hayatta en güzel şey huzurdur. Para kazanmak kimsenin elinde değil. Ben akıllıyım da para kazandım, o akıllı değildi de iflas etti... Öyle bir şey yok. “Nahnü kassemna beynehüm maişetühüm” Allah kaderde taksimatı yapmıştır. Kul sa’y ü gayret edecek ve onu kazanacaktır. Fakat o kazandığı hayırlı mıdır, değil midir?..

Allah’tan istediğimizde, her zaman hayırlısını isteyeceğiz: “Ya Rabbi, Hakkımızda hayırlı olanı ver. Evlât vereceksen, hayırlı ver; hayırsız evlât verme. Aile vereceksen, ailenin de hayırlısını ver.”

            Dünyânın hasenesi, helâl süt emmiş hanımdır. Allah kötü bir hanıma düşürmesin, hayat cehennem olur. Onun için dünyânın hasenesi olan hanım, ehl-i sünnet olacak.  Ehli sünnet, Peygamberin izinden giden, helâli harâmı fark eden. iffetini, namusunu koruyan, şerefli, meziyetli hanım.

Ahiretin hasenesi, güzelliği gene hanımla kazanılır. Onun çok etkisi olur. O amel-i salihtir. Amel-i salih de ancak helâl süt emmiş hanımdan olur.

Huzur gene onunla. Para kazanır, rütbe, makam kazanır adam, ama hiç huzuru olmaz. Hayatta en güzel şey, huzurdur. Ailede, gönülde huzur. Para var, yiyecek içecek var, ama huzur yok. Huzur bulamıyoruz.  

İnsan vücudu bir harp alanıdır. İçeride haset varsa, inat varsa, gurur varsa, kibir varsa, nefsânîyet varsa huzur olmaz.

 İnsan vücudunda bir ihtilâl yapabilme. Niyaz-i Mısrî Hz.’leri buyurur ki:

“Sür çıkar ağyarı kalpten ta tecelli ide Hak

Padişah konmaz saraya hane mamur olmadan.”

Sür çıkar ağyarı: Nefsin isteklerini sür çıkar. Haset var, inat var, gurur var, kibir var, öfke var... İçerisi affedersiniz çıfıt çarşısı, yahut da bit pazarı mı derler; içerisi bozuk. Bir insanın iç âlemi bozuk oldu mu hiçbir şey ona huzur getirmez. Niyazi Mısri Hz.’leri nefsânî olan bütün kötülükleri sür çıkar. Ağyar, gayrıyet, nefsânîyetleri sür, çıkar ki, Hak tecellî etsin.

Sultanlar sultanı gönül evine gelecek, ama içerisi temiz değil. Ârif-i billâh olan Allah’ın dostları, hep vücutlarında ihtilâl yaptılar. Nefsânî olan bütün kötülüklerden arındılar.

 Ağyar, nefsin istediği şeyler, kötü şeyler. Nasıl arındılar? Mürşid-i kâmile gittiler. Yunus Emre der ki:

“Kadılar müftüler cümle geldiler

İlimlerin bir arada koydular

Sen bu ilmi kimden aldın diye sordular 

Bir kâmil mürşide varmadan olmaz

Varıp da sözünü tutmadan olmaz

Anlaşılıyor ki, bir kâmil mürşitten Niyaziler, Ümmi Sinânlar, Abdulkadîriler, Seyyit Nesîmiler, Beyazid-i Bestamiler, Mevlânalar... Hepsi bir kâmil mürşidin terbiyesin den geçti de ehlullah oldular.

Âyet-i kerimede açık seçik Cenâb-ı Hak buyuruyor ki:

[2] =  “Fes’elü ehlezzikri in küntüm lâ ta’lemun” “Zikri ehlinden öğreniniz.” Bu, bir emirdir ve emirler farza girer.

[--pagebreak--]

-Dışımızı yıkıyoruz, ama ne çıkartır su?

-Ter çıkartır, kir çıkartır. Cünup olursa da cünupluğundan kurtarır. Ama hasedi yıkamaz su, inadı yıkamaz, gururu yıkamaz, kibiri yıkamaz. Nefsânî olan kötülükleri su yıkamaz.

-Ne yıkar?

-Zikrullah yıkar.

Sultan sarayı içi dışı pak olur. Allah demiyor ki ben yanına gelirim, otururum. 18 bin âleme sığmayan bir müminin kalbindedir. İnsan vücudunda ihtilâli, zikrullah yapar.

   [3] a=¦?

Ya eyyühellezine amenüzkürulahe zikran kesira.  

[4]    “Vezkrullahe kesiran leâllekum tuflihûn.”  Çok zikredin ki, felâh bulasınız, saadete eresiniz.

Zikir, iç temizlik yapar. Bütün evliyaullah olan zevât-ı kirâm, zikrullah ile yetişmiştir. Vuran eli, veren el hâline dönmüştür. Söven dili, Allah demeye başlamıştır. Nefsânî olan bütün kötülükler yıkılmış, iç temizlik yapılmıştır. Bu iç temizlik de zikirsiz mümkün değildir.

Bir evde sürtüşme var mı, bir iş yerinde sen ben var mı zikrullah yoktur. Zikrin girdiği yerde nefsânîyet olmaz. Nefsânîyet olmayan yerde de sen-ben kavgası olmaz.

Onun için “Kalayla Fehmi ahlak kabını” Allah’a mekan tayin edilemez. Arştadır desen, kürstedir desen, sidrededir desen, mağrip-maşriktedir desen, Mekke’dedir desen günahkâr olursun. Ama Allah kendi adresini veriyor: “Ben Allah diyen bir kalpteyim. Ben sendeyim.” Onun için gönül evimizi tertemiz yapacağız. Biz çok zikir yapmıyoruz.

Biz tarîkat değiliz. Melâmet gerçek bir hakikattır. Diğer tarîkatlarda vardır, beş bin, on bin çeker tesbihi. Bakar yolda izde sayı doldurmaya. Kur’an-ı Kerim’de sayı, adet yoktur. “Ey îmân edenler çok zikrediniz.” Yunus Emre de der  ki:

“Zikre sen adet verme

Sakınıp az da kılma

Gark ol kendini bilme

De lâ ilâhe illallah.”

Öyleyse çok zikretmeliyiz.

Bu dil, tatlı dil olabilmesi için, dikenlerinin kırılabilmesi için, bütün kötülüklerden arınabilmesi için, Allah’a bağlanacak.

“Dikenimiz kıranlarız

Güle aşı yapanlarız

Gül alana gül satarız

Gül bizimdir gül kokarız.” 

İnsanı insan yapan şu dildir. Vücudun tercümanı dil, fermanı dil. Dil, Allah derse, mütevazı olur, tatlı dil olur, âşık olur, sâdık olur. Dil, Allah demez de dedikodu, malâyâni, fitne yaparsa... En acı şey de dil olur.

Kur’an-ı Kerim’de  Cenâb-ı Hak rab kelimesini çok kullanır. Rabbi’l-Âlemin: Âlemlerin rabbi, terbiye edicisi.

Şu insanın şiddetle terbiyeye ihtiyacı vardır. Terbiye olmayan insan, diliyle hakaret ediyor. Sövüyor, küfrediyor, dinden-îmândan çıkıyor. Bütün hakaretleri yapıyor. Eli terbiyesiz, döver, çalar, çırpar. Vücutta nefs-i emmare söz sahibi.

Ama terbiye edilirse şu insan, gözü Allah’ın nuruyla cemâlullaha bakar. Dili terbiye edilirse zikrullah yapar. Ayağı terbiye edilirse, sırat-ı müstakimden yürür. Her hâliyle örnek insan olur.

Şeriattan veli yâd olmaz asla

Velinin aşinasıdır şeriat

Sakın soyma anı nâmahrem içre

Yüzü suyu hayâsıdır şeriat.”

Sakın ha ben namaz kıldım, oruç tuttum, deme. Tek kanatla kuş uçmaz. Kanadın biri Hakikat-ı Muhammediye, biri Tafsilât-ı Muahmmediye. Birisi Şeriat-ı Muhammediye birisi Hakikat-ı Muhammediye. Ben şeriattan veli, bugüne kadar duymadım. Mevlâna’yı düşünüyorsun, Tebrizli Şems çıkıyor karşına.  Niyazi Mısrî’yi düşünüyorsun Ümmi Sinân çıkıyor karşına. Muhiddin-i Arabî diyorsun, Abdulkâdirî çıkıyor karşına. Onları irşâd edenler çıkıyor. Hz. Ali’den Hz. Sıddık’den bugüne kadar hep ehlullahlar silsilesi böyle devam etmiştir.

[--pagebreak--]

Bunalım varsa, sıkıntı varsa, oldu-olmadı varsa, niçin, niye, nedenler varsa, zikir yok da ondan. Niçin, niye, nedenleri kadere îmân kaldırır. İbrahim Hakk’ı Hz.:

“Deme şu niçin şöyle

Yerindedir ol öyle

Bak sonuna sabreyle

Allah görelim neyler

Neylerse güzel eyler.”

Kadere rıza ne güzel şey! Emre itaat ne güzel şey! Al denileni alma, at denileni atma ne güzel!

Hak mürşidimiz bize ne söyledi? Emre itaat edeceksiniz, al denileni alacaksınız, at denileni atacaksınız.

-Neyi atın diyor bize?

-Hasedi, inadı, gururu, kibiri, öfkeyi, benliği.

İnsan vücudu ya cennet bahçesidir veya cehennem çukurudur. İçinde haset varsa, inat varsa, gurur varsa, nefsânîyet varsa, dedi-demedi varsa, oldu-olmadı varsa, niçin niye, nedenler varsa, başka cehennem arâma.

Şu insan vücuduna cenneti nasıl getireceksin? Bunları atmakla. İşte Koca Sultan,

Sür çıkar ağyarı, gayriyeti, nefsânîyeti

Ta tecellî ide Hak.

Padişah konmaz  saraya

Hâne mâmur olmadan.

Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Ben sevdiğim kulumun diyeti olurum. Gözünden görmeye göz, dilinden söylemeye dil. Ben onun diyeti olurum.”

Ne mutlu o kişiye ki, Allah’ı diyet edebilmiş. Ama şart koşuyor: Sevdiğim kul diyor.

-Ya Rabbi sevdiğin kul kimdir? Allah’a soru sorarız. Cevap verir bize:

-Sevdiğim kul Hz. Muhammed’in izinden giden. Sevdiğim kul, emre itaatle tevazuda yarışan, al denileni alan, at denileni atan.

Biz dostumuza diyoruz ki, inadı at, vuran eli at, söven dili at, nefisle bakan gözü at... Al; aşkı al, sevgiyi  al, dilin en tatlısını al, tevazuyu al, mütevazı, alçakgönüllü ol. Bunu biz mi diyoruz; Allah ve Resûlü diyor.

Allah razı olduğu iyilikleri üzerimizden eksik etmesin.

Bizim derdimiz, şu genci, şu dostumuzu zarar hanesinden kâr hanesine geçirebilme. Vuran elini veren el hâline getirebilme.

Bir hikaye anlatayım size: Yol kesicinin biri caminin dışında dinlemiş hocayı.  Hoca efendi camide vaaz ediyor Cuma günü: “Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Dağlar kadar günahınız olsa, Allah’ın rahmeti yanında zerre kadar sayılmaz. Allah affedicidir, affı sever. Kerimdir, rahimdir. Yeter ki tevbe istiğfar edin.”

Eşkıya “Hay Allah demiş, bu af bize de vuracak galiba. Bu af  herhalde bizi de tutacak.” Ama cemaatın arasına girmeye utanıyor. Namazdan sonra Hocayı bulup :

-Hoca Efendi ben caminin önünde oturuyordum, sesinizi aldım. Aftan bahsettiniz. Acaba ben de aff olabilir miyim?”

Hoca onu görünce zâten huylanmış:

-Git git demiş görünme gözüme, git.

Başka bir hocaya gitmiş. O da kovalamış. Parkta oturmuş, ama içine dert düşmüş. Birisi, geçerken ona selam vermiş ve “Ahbap, sen hiç böyle oturmazdın, böyle düşünmezdin. Sen kabadayısın. Etrafındakiler de yok. Bugün kendi başına ne hâl böyle? Hayrola neyin var?

Anlatmış o da:

-Hoca efendi sözünü tutmadı, beni kovaladı. Hem Allah’ın rahmeti çoktur affeder dedi. Bu af bana da gelir mi dedim, kovaladı beni. Birisine gittim o da öyle yaptı.

-Gel bizim efendiye gidelim demiş.

Tutmuş elinden getirmiş bir gecekonduda bir garibana. Karşılamış onları ev sahibi kapıda:

-Buyur evlât buyurun.

-Efendi durum böyle böyle. Ben günahkarım, kovulan birisiyim, bana iltifat etme.

-Ah evlât diyor efendi, o caminin önünde vaazı dinlerken bir titredin ya, orada, anadan doğmuş gibi oldun, ne varsa döküldü evlât.

Adam kapanmış ayaklarına.

-Kalk oğlum, kalk evladım. Hadi gir bir banyo yap şurada.

Sonra ona bir zikir vermiş. Yanardağlara dönmüş. Aradan 3-5 sene geçtikten sonra onu kovan hocaya gitmiş.

Hoca efendi bir soru soracağım:

-Sen cennetlik misin, cehennemlik mi?

Hoca:

-Sen sapıtmışsın, ben ne bileyim Allah bilir.

-Niye hoca efendi ben biliyorum, hani kovmuştun ya beni. Ben vallahi, billahi cennetliğim.

Hoca:

-Nasıl olur? deyince

Adam âyeti okuyor:

  5 

¢[5]

illa men tabe ve âmene ve amile amelen sâlihan. Fe ulaike yubeddillullahü seyyiatihim hasenât.” Allah benim seyyiemi, günahımı sevaba çevirdi. Allah va’dinde sadıktır. Va’dinde hulfetmez.

Benim vuran elim gitti, yerine veren el geldi. Söven dilim başladı Allah demeye. Hak mürşide gittim, tevbe istiğfar verdirdi. O günden bugüne artık zarar hanesini sildi, günahlar silindi. Harâm gitti, yalan gitti, ihtilâl oldu bende. Cennet bana az gelir, her yüzden nazarım Hak oldu. Sen bu gafletle mi burada imamlık yapıyorsun. Git mürşide îmân et.

Ben de öyle derviş istiyorum ki, Allah’a aşk ilan etmiş, yıkılmış nefsânîyet, yerine rahmâniyet gelmiş. Dilin en tatlısı onda. Sözün en güzeli onda.

Peygamberimize soruyorlar:

-Ya ResûlAllah! Senin sevdiklerin kimlerdir? 

Buyuruyor ki:

-Sevdiklerimin elinden, dilinden, azalarından kimseye zarar gelmez.

Sen de kimseyi elinin tersiyle itme. Bundan ne olacak deme.

“Bir kez Allah dese aşk ile lisân 

Dökülür cümle günah misl-i hazan.”

Aşk ile Allah demek, Allah’ın kulağına seni seviyorum diyebilme. Kulağını bulamıyor muyuz acaba? Tevbe yahu, Allah’ta da kulak mı var? Vallâhi var. Semi’dir, basardır.

“Ve yuşidullahe ala mafi kalbi.” Kalpten geçene şahittir Allah. Sen aşk ile Allah desen, o kulum demez mi? Buyur demez mi?! Allah, kullarını sevmek için yaratmış. Nasıl sevilen kul olacağız ki Hak diyetimiz olsun? Ben sevdiğim kulumun diyeti olurum. “Küntü seman ve basaran ve yedan.”

-Sevilen kul kimdir?

-Vücudunda ihtilâl yapan. “Gitti kesret, geldi vahdet, oldu halvet dost ile.

Nefsânî olan bütün kötülüklerden arınma, Allah bütün ihvânımıza nasip eylesin. Allah bütün ihvanımıza aşk versin, sevgi versin, bol muhabbet versin.

Dostlar!

Huzurlu olabilme demiştik başta. Allah insanın gönlüne öyle bir sevgi kor ki, kâinat bir para etmez onun yanında. Ne hanümanlar gördük cehennemde, ne fakirler bulduk cennette, cemâlullahta.

İnsan vücudundaki ihtilâl, zikrullah ile olacak. Muhabbetullah tecellî edecek. Allah ihvânımıza aşk versin, feyiz versin, ilhâm eylesin inşaAllah.

-Öyleyse huzuru nerden alacağız?

-Zikrullahtan.

-Nerden alacağız zikri?

-Hak mürşitten. Hak mürşidin emrine itaat, telkîne sadakat, al denileni alıp inşaAllah at denileni de atacağız. 

Biz Muhammediyiz arkadaşlar, dostlar, ahbaplar! Muhammedi melâmileriz. Allah ve Resûlünü meriyete getirebilen, şahâdete getirebilen, görerek, bilerek şahâdet verebileniz. Muhammedî Melâmette Hz. Muhammet söz sahibidir. Sakın ha, avam itikadıyla Allah’ı gelecekte mezarlığın ötesine koymak, peygamberi de 1400 sene evvel öldürmek gafletine düşmeyin.

“Ben peygamber iken Adem toprakla su beynindeydi.” Sen nasıl O’na mezar kazasın yahu! “Küntü nebiyyen ve Adem’e beynel mai vet tin”

Mekke’de doğup Medine’de vefat eden Hz. Muhammed Mustafa’nın maneviyatı ezeli ebedi kaplamış. “Evvele ma halâkallahu nûri” Biz o nûrun aydınlığında yürüyeceğiz.

Allah cümlemizi onun şefaatından mahrum etmesin. Dilimizde dil olsun, gözümüzde göz olsun...

Adem safiyullah çekti şahâdet, Allah’ı Muhammed’i bir vücut gördü.

Allah hepimizi sevgisine, aşkına, muhabbetine mazhar kılsın.

Allah hepinizden razı olsun!..                                    

 

Hacı baba


 

[--pagebreak--]


 

         Zikri ehlinden sorunuz,

         Hak mürşitten öğreniniz,

         Telkîn ile zikrediniz,

         Allah deyin huzûr bulun!

 

           Zikir, gafleti kaldırır,

          Sâlikini uyandırır,

          Zevkten zevke ulaştırır,

          Allah deyin huzûr bulun!

 

Hak kapısın zikir açar,

Gönlümüze rahmet saçar,

        Dostun diyarına uçar,

        Allah deyin huzûr bulun!

 

İç temizlik zikirledir,

         Ruhûn abdestin verdirir,

         Kulu Allah’a sevdirir,

         Allah deyin huzûr bulun!

 

         Zikredeni Hak zikreder,

         Derviş Hakk’ı şuhût eder,

         Cümle azalar Allah der,

         Allah deyin huzûr bulun!

 

         “Zikredeni zikrederim,

         Hak diyene kulum derim,

         Tevbekârı af ederim ! “

         Allah deyin huzûr bulun!

 

Zikr-i Hak’la hatmolunur,

         Hakk’ın dostu böyle olur,

         Gönül Mevlâ’sını bulur,

         Allah deyin huzûr bulun!

 

         Zikir farzdır ehl-i Hakk’a,

         Gayrullahı cümle yaka,

         Açıp gözün Hakk’a baka,

         Allah deyin huzûr bulun!

 

         Herşey Hakk’ı zikretmekte,

         Lisânıyla Hak demekte,

         İnsan kendini bilmekte,

         Allah deyin huzûr bulun!

 

Allah dedik, huzûr bulduk,

Mahremine O’nla girdik,

         SABRİ Hakk’a şükür dedik,

         Allah deyin huzûr bulun!

 

 

 

                    Almanya, 25. 4. 1992


 


 


[1] Nahl, 16/43

[2] Nahl, 16/43

[3] Ahzâp, 33/41

[4] Cum’a, 62/10

[5] Furkân, 25/70

E-Kitaplar
Bir Ayet

7.169. Onların ardından da (âyetleri tahrif karşılığında) şu değersiz dünya malını alıp, nasıl olsa bağışlanacağız, diyerek Kitab'a vâris olan birtakım kötü kimseler geldi. Onlara, ona benzer bir menfaat daha gelse onu da alırlar. Peki, Kitap'ta Allah hakkında gerçekten başka bir şey söylemeyeceklerine dair onlardan söz alınmamış mıydı ve onlar Kitap'takini okumamışlar mıydı? Âhiret yurdu sakınanlar için daha hayırlıdır. Hâla aklınız ermiyor mu?

[ Âraf Sûresi:169]
Kimler Bağlı
Hoş geldin, Misafir
Üye adı
Şifre
 

Kayıt Ol
Şifremi Unuttum
Sitemizde Şuan:
10 Ziyaretçi, 0 Üye
Toplam 10 kişi var.
Arşiv
· Efendiyle Hemdem Olma
· Küçükköylü Ahmet Efendi'yle İlgili Hatıra
· Hacı Dursun Efendi'yle İlgili Hatıra
· Benim Yıkadığım Cennete Gider
· Gençlerden Beklenenler
· Akıldır kişiyi mesul eden
· Ey Allah İçin Yaratılan İnsan!
· Nedir Şeriat?
· Bu Halimizle mi?!.
· Demek hayrihi ve hayrihi ha!..
· Ehli Tevhidin görevi
· Zikrin önemi
· Yürü yavrum Hak Rasulün izinden yürü
· Hayatta En Güzel Şey: Huzur!..
· Hak Mürşidim Yol Gösterdi
· Sevgili Gençler
· Kadere rıza
· Mezarlığın Ötesinde mi?!.
· Kadere Rıza!
· Yolculuk! Yolcular!..
· Tarikatların Dejenere Oluşu!
· Vatan Sevgisinde Bir Vücut Olmak!
· Vücuda Hürriyetin Gelişi!..
· İki Zıt Bir Yerde Bulunmaz!..
· Yabanda Gezenlerden Olma!..
· Seni Sana Anlatmak!..
· Allah'ın Hikmet Hazinesi: İnsan!
· Niçin Seviyorum?..
· Muhterem Kimdir?
· Hak'tan Gayrı Değiliz!..
· Oğuz ve Sevda evladıma
· Sevgili Kızım
· Kader kaleminin bana yazdığı...
· Dilin Dikeni Kırılacak
· İyilik
· Rahmetin Yağışı
· Mürşidi Kamil
· Güzel Ahlak
· Hak Yolun Yolcuları
· Hakka Giden Hak Yolcuları
· Sevgili Dostlarım!
· Muhterem Dostlar!
· Hanım Kardeşler!
· Huzur, îmân-ı kâmilde
· Kardeşime ve Oğluma
· Zirve-yi Tevhide Giden Yolun Yolcuları!
· Ezelden ebede koşturan yolcu!
· Hayırlı Bayramlar
· Hüseyin Sabri Soyyiğit Efendi'nin Özgeçmişi
· Ana Temel İhmâle Gelmez
· Gayrullaha Düşürmesin
· Râbıtamız Hakk’adır.
· Fetih İki Kısımdır
· Kadere rıza ancak iman-ı kâmille…
· Gerçek iyilik!
· Hedefimize Ulaşabilmek İçin!
· İslâm’ın ana kaidesi
· EFENDİLERE HİTAP
· Kendine dönebilse...
· Bugünün yarını yok!
· Hacı Baba, neler yaptınız?
· İlk Emir: Oku!
· Selâm
· NE İSTİYORSUN!..
· KİŞİYİ HUZURA ÇIKARTAN ABDEST
· Melâmeti günlük hayata uygulamak
· Sadâkat sadâkat sadâkat!..
· Ne kadar sadâkat o kadar huzur
· Birbirinden Ayrılmaz
· BABALAR DİKKAT!
· ANALARIN AYAĞI ALTINDA
· Âfakî ve Enfüsî Mücadele / 31. 01. 2004
· BAYRAM VE HUZUR
· İnsanı vuslata getiren nedir?
· Allah'ın zikri yeter
· Akıl erdiremiyorum
· Urucun nüzûlün yolu
· Şiarımız, Ceza Değil; Aftır!
· Hakikatin elbisesi
· Hz. Muhammed (s.a.) Neyi Getirdiyse…
· Namaz Kılmak
· Oruç tutmak
· Hacca Gitmek
· Zekât Vermek
· HADDİNİ BİLMEK
· Birbirinden ayrılır mı!
· TAKLİTTEN TAHKİKA
· Müminler kardeştirler
· İslâm’da, imanda kardeşlik
· KUTLU DOĞUM
· Kalplerin huzura kavuşması
· İman ve amel-i Salih
· sevginin hâkim olması
· Zorlukları hâlleden ne?
· VAR ONLARLA KAL
· Nâr Nura Döndü mü?
· Engelleri kaldırmak
· Temizlik imandandır
· Tek düşüncemiz…
· Allah'ın zikri yeter
· Melâmeti anlatmak
· BİR MELÂMİ NASIL OLMALIDIR!
· Melâmet bir meşreptir
· Melâmet anlayışımız
· Melâmet’in özünü Muhafaza
· İlâhî aşk
· Seyyid M.Nurül Arabi Efendi Hazretleri
· Niyazi-i Mısri Efendi Hazretleri
· Pirizrenli H. Ömer Lütfi Efendi Hazretleri
· Hasan Fehmi Tezdoğan Efendi Hazretleri
· Ahmet Kumanlıoğlu Efendi Hazretleri
· Kurban Bayrami Mesaji 10.01.2006
· Muhterem İmam Efendiler ve Sevgili İhvanlarım
· 05.10.2006 Bayram Mektubu
· 12.10.2006 Ramazan sonrası uyarı mektubu
· Melametin Tanimi
· Ey Allah için yaratılan Hz. İnsan!
· Yürü Yavrum, Sen, Hak Resulün İzinden Yürü!..
· Dostlarıma
· İzmir, 28. 12. 2006
· İzmir, 04. 01. 2007
· Allah’ın ahlâkıyla ahlâklanmak!..
· Mânevî Mes’uliyetin Ağırlığı!..
· ZİKİRSİZ OLMAZ!
· Zikir ne yapar?
· Ana temel ihmâle gelmez
· Gizli Şirkten Kurtulmak / İzmir, 07. 02. 2007
· Yare Vuslat Ettiren Telkin / İzmir, 18. 02. 2007
· Hakikat İlmi, Mensuplarına Verilmeli! / 22. 02. 2007
· NİÇİN "MUHAMMEDİ MELAMİYİZ" DİYORUZ! / 08. 03. 2007
· Yokluğu Sermaye Etmek! / 22. 03. 2007
· HAK DOSTLARININ KÖKÜ KESİLDİ Mİ? / 25. 03. 2007
·  CANIM ANACIĞIM! / 26. 03. 2007
· HAYAT NEHRİNDEKİ HALİMİZ!.. 05. 06. 2007
· Şeriatla Hakikat: Beden ile Ruh! / 06. 06. 2007
· MEYVELİ AĞAÇLAR: İLİM SAHİPLERİ!.. 12. 06. 2007
· AMAN DOSTLAR, DİKKAT!.. 20. 06. 2007
· İYİ İNSAN OLMAK... / 22. 06. 2007
· HAKİKAT KAPISINI ARALAMAK... / 25. 06. 2007
· ALLAH'A MUHATAP: İNSAN! / 28. 06. 2007
· GÖNÜL KALESİNE TEVHİT BAYRAĞINI ÇEKMEK / 12. 07. 2007
· GÖZÜMÜZE HİÇBİR ŞEY PERDE OLMASIN! / 29. 11. 2007
· KOMŞU KARDEŞTİR, AYRICA DA MÜ'MİN KARDEŞTİR! /10. 12. 2007
· KURBAN BAYRAMINIZI TEBRİK EDERİM! / 19. 12. 2007
· Akl-ı Selim / 14. 01. 2008
· HEM ALLAH'A HEM DE HZ. MUHAMMED (A.S)'A TABİ OLALIM 15. 01. 2008
· SOHBETLERİ ANLAYABİLMEK!..
· GÜZEL AHLAK / 27. 02. 2008
· DÜNYA-UKBA PAZARINDAN GEÇMEK! / 27. 02. 2008
· KENDİNİ BİLMEK / 06. 03. 2008
· HAK MÜRŞİDİN KIYMETİNİ BİLMEK! / 12. 03. 2008
· İLAHİ DÜZENE HİZMETTE KATKIMIZ OLMALI! /10. 07. 2008
· EN BÜYÜK DÜŞMAN! / 20. 07. 2008
· SEVGİLİ DOSTUM HACI ALİ EFENDİ / 21. 07. 2008
· ŞERİATIN İÇİNDE HAKİKAT MEVCUTTUR
· SEVGİLİ DOSTLAR
· 17. 11. 2009 tarihli mektup
· HAYIRLI BAYRAMLAR...
· 
· YA RAB, BİZİ UZAK EYLEME EVLAD-I RESULDEN
· SIR VE HİKMET HAZİNESİ İNSAN
· İYİLİKLERİN İNSANI OLALIM
· DERVİŞ KİMDİR?
· GÖNÜL YIKMAYALIM!
· TEVHİDE HİZMET
· ALLAHIN RAHMETİNE, MERHAMETİNE, MAĞFİRETİNE ÇOK MUHTACIZ!
· DERVİŞ OLAYIM DER İSEN / CAN MÜRŞİDİN TELKİNİYLE
· KENDİMİZİN GÜVENİNİ KAZANMAK
· ALLAH MUHABBETİ
· ZİKRULLAH
· YÜRÜ YAVRUM, HAK RASUL'ÜN İZİNDEN YÜRÜ!
· KUTLU DOĞUM
· MEVLA GÖRELİM NEYLER...
· NEBİLER SERVERİ AHMED GELİYOR
· CANLI ÖRNEK OLABİLMEK
· İNCİTME SAKIN
· DERVİŞLİK!...
· HİSSEDEBİLMEK...
· Ruhtan Ruh Alan Bizler
· SAFA GELDİN YA RAMAZAN
· BAYRAM MEKTUBU
· KURBAN BAYRAMI VESİLESİYLE...
· HALDE TEVHİD EDENLER!
· GÖNLÜMÜZDE DOĞSUN HER AN!
· iNSAN: GÜZEL VARLIK!
· HUZURDA OLDUĞUMUZU İDRAK EDELİM!
· HAYIRLI RAMAZANLAR OLSUN!
· NEDİR EN ZOR ŞEY?
· DALGAYI DENİZİN, DENİZİ DE DALGANIN DIŞINDA GÖRME!
· O SENDE İKEN, SEN O'NU GAYRIDA ARAMA!
· ALLAH'IN YAKINLIĞINI YAŞAMAK!
· VARIRSIN VAHDET İLİNE
· KUTLU DOĞUM
· Dostlarımızı Ziyaret!
· Bereketli Ziyaret!
· DOSTLARIMIZI ZİYARET!
· DOSTLARIMA

Toplam 197 kayıt var

Anasayfa | Kur'an-ı Kerim | Videolar | İlahiler (mp3) | İlahiler | Hatıralar | Mektuplar | Sohbetler | Öz Geçmişler | Kullanım Şartları

©2002 Tasavvuf Derneği Tüm hakları saklıdır.

Sitemizin yapımında php-nuke kodları kullanılmıştır.