TD Menü
 Anasayfa
 Sohbet Videoları
 Sesli Sohbetler
 Sohbetler
 Sesli İlahiler
 İlahiler
 Mektuplar
 Hatıralar
 Öz Geçmişler
 Kur'an-ı Kerim
 İletişim
Canlı Yayın
Canli Yayini izlemek için tiklayin

Canlı yayın tarihleri:
Cuma: Cuma namazı sonrası (İzmir'e göre)
Cumartesi: 20.00 - 22.00
İlahiler
·Lâ ilâhe illallah.
·Aşk ile Allah dedikçe.
·N’olur halim Cân Sultanım !
·Hak’tır bizim sevdiğimiz
·Bize lütf-i Hüdâ’dır bu!
·İnsan olan anlar bizi.
·Hak aşkınız daim olsun.
·Kuvvet, kudret Mevlâ’nındır
·Hidâyet olmazsa Hak’tan,
·Niçin feryat etmez bilmem !
·Lâyık kul olmayı nasîb et bize.
·Bu âleme niçin geldin, görevin ne senin?
·Haremine gir, dedik de suç mu ettik?
·Nazarımız Hak’tır bizim
·Vicdân ile düşünsene!
·Uyandır kalbini, şükret.
·Âşık olana, Mevlâ cemâlini gösterir.
·Güzel ahlâk açar gönül kapısın!
·Kerîmsin Mevlâm, duamız kabul et!
·Hak dostuna gayriyet hiç yakışmaz.
·Yakar aşkın ciğerimi!
·Mevlâm hidâyet eylesin!
·“Re’sul hikmete mehafetullah”dır.
·Şuhût, tefekkürle Allah diyelim Hû Allah.
·Tevhidin özü budur.
·Sabırla selâmet bulunur inan.
·Harfle savtle olmaz îfâ !
·Îmânla ahlâkla varılır Sırr-ı Tevhid’e.
·Sevelim, sevilelim mü’min kardeşler.
·Estağfirullah, tevbe Ya Rab! diyelim.
·Sâdıklarla bile ol, gafillerle olma.
·Essalât u vesselâm Muhammed Mustafa’sına...
·Sen vallahi cân u cânânımızsın!
·Şükürler olsun Mevlâ’ya!
·Deme sakın: Ben dervişim.
·İmdâda yetişti Pîr Sultanımız.
·Tevbe et, pişman ol de Allah Allah!
·Hak’tır bizim şuhûdumuz.
·Gönül bize yârdan haber versene.
·Allah sana emretti.
·Hû derim Allah
·Yokmu bana el tutan?
·Dedim: Elhamdulillâh!
·Allah Allah diye diye.
·Hidâyet Allah’tan, gayrıdan bilme.
·Gel gitme yavrum gafil yoluna.
·Zâhir bâtın Hû’dur Allah.
·Uzak durma yakın gel
·Hamd ederim, Mevlâm sana.
·Dikkat et dostum, şekle aldanma.
·Her yüzden nazarım sen.
·Cânım kurban cânânıma.
·Ma’nâya gel ma’nâya.
·Ya Rab! Sen bu zâtın hikmetin bildir
·İlhâm ihsân et Allah’ım!
·Aşkın bana ver Allah’ım,
·Gündüz gece arıyorum.
·Dîvâne gönül aşka tutuldun!
·Gönüldedir zevk u sefâ.
·Sadâkatle gel, tevhide boyan.
·Pîr Seyyid’dir rehberimiz!
·Bâtıl bizim neremizde?
·Cân u cânânım merhaba.
·Sâdık olan cânlar gelsin.
·Sevgili Habîbinin hürmeti için et zuhûr!
·Mevlâm düşürme gaflete.
·Hamd et haline mü’minsin cânım.
·Cânda cânânını incitme sakın!
·Gönüllerde binlerce ah u feryat var.
·Yüzüne bakan sende hiç gayrullah görmesin.
·Hak rızası bundadır.
·Davet Hak’tan duysana.
·Zikrederiz Allah deriz.
·Zaferin mübarek olsun kardeşim!
·Hû Mevlâm Hû Mevlâm, aşkın bana ver Mevlâm.
·Yuvalarında huzûr sevgi ver Allah’ım!
·Hak mürşidden aldık ilham.
·Hak Lâ ilâhe illâllah...
·Kelâm anı anlatamaz.
·Hak hidâyet etmedikçe
·Telkînimiz rehber bize.
·Şâh-ı Merdân’ı önder bilelim.
·Sen kendini ne sanırsın?
·Mahrum olmaz Allah diyen.
·Âşıklıktır rehber bize.
·“Hesap, muhasebemde vekilim Allah’tır” de.
·Gayemizi dil ifade etmekten acizdir.
·Hû, lâ ilâhe illalah.
·Hamd ü senâ Rabbimize.
·Cân u cânânımsın benim !
·Şâhit Mevlâm kalbimize.
·Merhametin sonsuz senin!
·Hak zikrini verdin bize.
·Bize sâdık olan gelsin.
·Dosta vuslat etmek için.
·Sen öğrettin Cân Sultanım!
·Cân mürşitten olur ihsân.
·Rahmetinden mahrûm etme!
·Ne güzeldir, ne güzeldir!
·Âsân olur yollar sana.
·Hak Mürşidi bilmedikçe.
·Gel ey yolcu dinle sohbet.
·Gerçek insan işte bunlar.
·Himmet olur inan, şüphen olmasın.
·Bizi sevgine lâyık kıl Ulu Mevlâm!
·Ey Rabbim bizi mahrûm-i dîdar eyleme!
·Ne güzeldir ne güzel!
·İkrâm eyle, gül yüzüme.
·Himmet edin dostlar bize.
·Hak mürşitten olur ihsân.
·Bir lâhza ayırma beni senden!
·Allah Allah diye geldim!
·Ezelden Hak sözü vermiştir bunlar!
·İlâhî Rabbim, hikmetinden suâl olunmaz.
·Allah diyen âşıklarda kalmaz gam keder.
·Şükürler olsun Mevlâ’ya.
·Paha olmaz asla size.
·Çok şükür elhamdülillah!
·Asker oğlum göreslendik.
·Gönlümüze giren bilir.
·Şükrederim Rabbim sana.
·Kenz-i mahfinin sırrı onlarda.
·Emr-i Hak’tır ibadât u taat etmek,
·Sev mürşidi, gel sen bize.
·Lûtfet, kerem kıl cânânım benim!
·Beni benden alan sensin.
·Sonsuz hamd ü senâlar Mevlâ’ya!
·Hak zikrini ihsân etsin.
·Mevlâm yolun âsân etsin!
·İlahi Mevlâm rızandan ayırma.
·Allah sizden razı olsun!
·Her an diyem Allah Allah.
·Hak sevgisi var bizde
·Sohbetimiz dost iledir.
·Halk içinde mecnûn olan dîvâneye bak.
·Ârifiyet ver Allah’ım!
·Tenezzül, tevâzuyla gerçek insan bunlar.
·Gerçek insan, gündüz gece Allah der.
·Nazar kıl sen bu aleme, gör neler var...
·Rabbim sevgisine mazhar kılsın!
·Cânım Muhammed Mustafa.
·Buldum cânda cânânımı.
·Hak orucun kabul etsin.
·Bahr-i Ummân derler sana.
·Sonsuz rahmet ruhunuza.
·Haccımız mübarek olsun kardeşim.
·Mutlu olur sizi seven.
·Kâmil îmân ver Allahım.
·Birdir Allah yok şeriki!
·Sonsuz şükür Rabbimize!
·Himmetine her an muhtacız Efendim!
·Hak’tır bizim sevdiğimiz.
·Gelin yavrularım tevhide gelin.
·Beni ifna eden sensin,
·Zikret Mevlâ’yı Mevlâ’yı!
·Boşa durma, hikmet ara.
·Yol ver bize ulu dağlar, geçelim!
·Tut elimiz ezel-ebed.
·Biz, Melâmi kurbanıyız.
·Sonsuz hamd ü senâ Mevlâm!..
·Zikret Hakk’ı, gir meydana.
·Mutlak îmân telkîniniz!
·Bilmek için sâdık gerek!
·Hak mürşitten olur ihsân!
·Emre mutî olur isen,
·Mürşidimin telkînidir.
·Bayrağımın sallandığı yerdir vatanım.
·Allah Hak yolda bize anlayış versin.
·Vatandaki bayram başka!
·Kerim Allah, Rahim Allah!
·Dinin ahkâmı Şeriat’tır.
·Hakiki insan, Hakk’ı, bâtılı fark edendir.
·Hak’la bâtılı seçen îmânımız var!
·Cânda cânânla tevhit etmenin ta kendisidir!
·Enfüste, âfâkta ne varsa Hakk’ındır.
·Hak Resûl’e erem dersen.
·Mürşidimin nasîhatı.
·Nasip eyle Mevlâm bize!
·Hakk’ın muhâtabı insan.
·Şirk-i hafîden bizleri koru Mevlâm!
·Emre mutî olmak gerek.
·Ne güzeldir derviş olmak!
·Sermayemiz sadâkattir,
·Allah Allah Kerim Allah!
·Allah deyin huzûr bulun!
·Lütfet, kerem kıl âciz kuluna!
·Allah gönlünüzün muradını versin.
·“İhdinas sırate’l-müstakim”den gidenlerdir.
·Açar güller handân olur.
·Derdimin dermânısın Efendim.
·Sultanımız vardır bizim.
·Hak Erenler, aşka çare var mıdır?
·Rabbim rızandan ayırma.
·Nice yüz bin hamd ü senâ!
·Kâmil îmân kalbimizde.
·Ne güzeldir insan olmak,
·Bize âşık, sâdık derler.
·Cemrelerin var hikmeti
·İhvânımız urûç, nüzûl etmenin sırrını bilirler.
·Dikkat et kendine gel!
·Cân mürşidim cânım feda!
·Gelin Dostlar, aşk ile ALLAH diyelim!
·Allah şerrinden korusun!
·Bunlar, salât-ı daimün’dedirler.
·Kur’an-ı Kerim’in ikiz kardeşidir.
·Hakk’ın zikriyle feth u bâb olur dostlar.
·Ulu Mevlâm, hikmetlerinden suâl olmaz!
·Dikkat et, sakın taş atmayasın!
·Ya Rab, kul olabilmek için tut elimiz!
·Kerîmsin, Rahimsin Ulu Mevlâm!
·Sadâkatın rehber senin.
·Takdire razı olanlardan et bizi!
·Kullarının suçuna bakmazsın Mevlâm!
·Dikkat eyle, sohbet dinle!
·Ruhundan ruh verdin bize.
·Cânım kurban Mevlâm sana!
·Gül bizimdir, gül kokarız!
·İhsân eyle dervişlere!
·Nasip etti Mevlâm bize!
·Hak Resûl’ün vatanıdır.
·Lebbeyk Allahümme lebbeyk!
·Tefekkürle Allah deriz.
·Gel dervişim zikredelim.
·Gönül eri dervişlerdir.
·Lütf-i Hüda’dır,
·Yüzünüze âlem hayran!
·Mürşidimin ikrâmıdır!
·Telkînimiz mutlaktandır, renge şekle aldanmayız.
·Dosta vuslet etmek için
·Dostun haremine aşkla girenleriz!
·Ehl-i tevhit derler bize.
·Sevgilinin sohbetine gönül verenleriz!
·ALLAH diyen dil var bizde.
·Kur’an-ı Kerim’de hikmetler vardır.
·Mürşidin himmetiyle ilhâm olur Hak’tan bize!
·Keyfiyeti anlatamam!
·İstiyorum, ilâhiler yazayım,
·Anlatılmaz hâlimiz var!
·Dervişlerin emelidir!
·Râbıtanda bulacaksın
·Hak erenler safındadır.
·Melâmileriz!
·Melâmiyiz, zikrederiz.
·Şifa olan telkîn bizde!
·Emre sâdık olmak gerek!
·Haşret Mevlâm ihvânımız!
·Lütfeyle Mevlâm bize.
·Ehl-i tevhit nâra yanmaz.
·Cânım, ruhum mürşidimdir!
·Sâdık kuldan hacı olur.
·Haccen mebrûr inşaAllah!
·Gel dervişim bilişelim!
·Her hâliyle örnek insan!
·Aşkın bana hayat verir!
·Hak nûruyla çok güzelsin!
·Güzelliğin anlatılmaz!
·İlhâm olur Mevlâmızdan!
·Âşık, sâdık, ârif insan!
·İmtihandır dikkat eyle!
·Ben beni bilmenin hayrâniyem!
·Ben sanırdım zikrederim.
·Şayet dervişim dersen.
·Her gününüz bayram olsun !
·Gel, Melâmet sırrına gel...
·Ya Rab, bizi uzak eyleme Evlâd-ı Resûl’den!
·Sâdık kul ol, gel sen bize.
·Yürü yavrum, sen, Hak Resûl’ün izinden yürü !
·Derviş olamaz derviş !
·Sana saygı şeref bize!
·Huzûr ver Allah’ım ümmet-i Muhammed’e!
·“Vatan sevgisi îmândandır!” bunu bilelim.
·İslâm’ın dışında yol arayanlar.
·Dervişler güzel ahlâkla sevilirler.
·Yolunuz açık olsun!
·Fenafillâh vardır bizde.
·Tevbe, istiğfar var dillerinde.
·Bize hayat O’ndan gelir.
·Bilen, bilinen birdir.
·Halde tevhid edelim.
·Kâmil îmân buna derler!
·Perde hicap olmaz size.
·Güzel ahlâklarıyla sevilir bunlar!
·Bağlantısı zikrullahtır.
·Gelin dostlar muhabbete!
·Hikmetler var dervişlikte
·Güzel ahlâk yolun açar.
·Hakk’ın takdîrine razı olacaksın!
·Hak o zaman razı olur!
·Aşkta mihmânımdır benim.
·Hak yolunun sâdıkıyız.
·Melâmiler derler bize.
·Halk yüzünden Hakk’ı sevsin.
·Zikrederim Allah derim.
·Razı olur Rabbin senden.
·Râbıtamız Hak’tır bizim.
·Şekilde kalma, gel ma’nâyı fehmet!
·Kar kapadı yolumuzu.
·Ulu Mevlâm bizi mahrum eyleme!
·Sonra pişmanlık fayda vermez...
· Emre sâdık dervişleriz
·Dosta vuslat etmek için
·Hak erenler bu yoldadır
·Hak mürşidin telkîniyle
·Hû desin Mevlâm
·Nasip eyle Mevlâ cümle ihvana
· Allah diyelim Allah
·Hak yoldadır can dervişler

Toplam 307 İlahi kayıtlı
 
Duyuru:

Sevgili Kardeşlerim,
Yeni dergimiz "Muhammedî Melâmet" yayın hayatına başlamıştır.
İlk sayısı çıkmıştır. Dergimiz iki ayda bir çıkacaktır.
Abonelik işlemleri için ismecak@hotmail.com adresiyle veya 0505 669 09 21 numaralı telefonla irtibata geçebilirsiniz. Hayırlara vesile olması dileğiyle selamlar…

Dergi kapagını görüntülemek için tıklayın
 
Özlü Söz:İnsan nispet ef'alinden kurtulup da tecelli-yi ef'ale mazhar düşerse, bundan daha büyük kazanç olmaz.
 
Bu Halimizle mi?!.
Muhterem Dostlar! Hak Yolun Yolcuları!

Allah u Zülcelâl istidât ve kâbiliyetimizi, anlayış ve fehmetmemizi rızası üzerine ihsân etsin. Kutsî ve ulvî dâvânın maddî ve mânevî mesûliyetini idrâk eden o zümreyi sâlihine bizleri de ilhâk eylesin. Amin!

Peygamber Efendimiz, (a.s.v.) ashabından dâvânın önemine binaen birkaç defa biat almıştır. Dikkatler çekilmiş, kutsi dâvânın önemi anlatılmış.

Seyri sülûk etmekte olan Ashâb-ı Kirâm dikkatleriyle, hizmetleriyle Allah yolunda fîsebilillâh mallarıyla, cânlarıyla, maddî ve mânevî güçleriyle Peygamber Efendimizin yanında yer almışlar, hizmeti gaye edinmişler. Ashâb-ı Kirâma baktığımız zaman İslâm’ın temelini sadâkat, samimiyet ve sahâvet…

Öyle sağlam temeller üzerine oturtmuşlar ki, çok şükür eksiksiz olarak bizlere kadar intikâl ettirmişlerdir. Kendimizi murâkabeye çektiğimiz zaman görevlerimizi, görevlerimizin mânevî mesuliyetini biraz daha farklı ve çok ağır olduğunu anlayacağız.

O insanlar ki, mallarıyla, evlâtlarıyla, cânlarıyla Allah yolunda mücadele ettiler. Günlük nâfâkadan daha önce o gün mânevî hizmeti, Allah yolunda önemini fehmederek hizmet verdiler. Hâlisane bu hizmeti verenler, o mânevî halkaya tutuldular da ölümsüzlük âlemine geçtiler. Evliyaullah, Ârifi Billâh olan zevât-i kirâmın yanında yer tuttular. Allah, himmetlerini üzerimizden eksik etmesin.

Pîr Seyyidimiz, 57 tane, hizmet uğruna Allah için eser yazmıştır. Pîr’den sonra gelen mürşitler ve onların sâdık dostları da geceyi güne katarak mücadele vermiş, görevlerini eksiksiz yapmaya çalışmışlardır.

Bu şerefe nâil olduğumuzu iddia etme cesaretini, şahsen kendimde bulamıyorum. Ya kardeşlerimizin, dostlarımızın durumu? Bundan farklı sayılamaz…

Allah’ın Resûlü mânâ elini bize tekrar tekrar uzâtsın, dikkatimizi çekerek bizleri yeniden biata alsın:

Ey Ümmetlerim!

Ey Ledün İlmimin Vârisleri!

Kenz-i Mahfimin Mânevî Üyeleri!

Akl-ı selim ile düşünün, tefekkür edin: Hak yolumuzda verdiğimiz hizmet yeterli mi? Maddî ve mânevî, Ledün ilmine hizmet için neler yapıyorsunuz? İlm-i Tevhîde hizmet için gerek zamanınızdan ve gerekse maddî imkânlarınızdan ne kadar pay ayırıyorsunuz?

Efendiniz, Mürşidiniz Ahmet Efendi Hazretleri üç maddelik bir tebliğ yayınlamıştı:

“Cesaret, Sadâkat, Sahâvet!”

Bunun önemini hiç düşündünüz mü? Dur ve düşün! Mer’iyete koyup, yaşayıp ve tatbikâtına geçtiniz mi?

Ahmet Efendi Hazretlerinden ve O’nun ocağından kaynaklaşanlar, Ledün ilminde dönüm noktasını teşkil ederler.

Ey Ledün İlmimin Vârisi Olanlar!

Zikirle, Fikirle Nefsî Mücadelede Ledün İlmine Vâris Olanlar Ve Olmak İsteyenler!

Siz basit bir tarîkatçı değilsiniz.

Allah’la Ahitleşen, Maddemden Mânâma Geçebilen, Tevhîdi Hâle İntikâl Ettirebilen, Melâmetin Gerçek Mânâsını İdrâk Edenler!

Sizleri madde kendine çekmesin ve çekemesin. Sizler maddeden, makâm hırsından, siyâsetten, art düşünceden âzâde insanlar olmalısınız. Kasıtlı, gayeli, gizli tarafları olan, bölücülük yapan, halkı tefrikaya düşürmeye çalışan zümrelerden değilsiniz ve olmayacaksınız.

            Vatan sevgisi sizde. Bayrak ve sancak sevgisi sizde. İnsan sevgisi sizde. Barıştırıcı, sulh edici, çevrenize güzel ahlâkınızla ışık tutabilen, düşeni kaldıran, aça ilk yardımı yetiştiren siz olmalısınız. Yetimi, fakiri Allah rızası için gözetin. İlme ve güzel ahlâka bütün gücümüzle sarılıp Allah için tahsil ettiğimiz ilim ve irfânla etrafımıza faydalı olmak gayemiz olmalıdır.

Bu vaziyetle faydalı olabileceğimize inanmak çok zor…

[--pagebreak--]

Ey Dostlar!

Peygamber Efendimizi dinlediğimiz zaman bize kendisinden, Hulefâ-yı Râşidinden, Allah yolunda büyük mücadeleden bahsederek örnekler veriyor. Bizden ve dostlardan olmanın şartlarını gösteriyor. Allah’ın Resûlüne muhatap olarak neyi ve nasıl müdafaa edeceğimizi, iddia edeceğimizi utanıyor, yüzümüz kızarıyor bu hâlimizle.

“Ya Resûlallah! Biz senin Tevhîd eden vârisleriniz. Ledün İlminin tâlipleriyiz. Açtığın ve yürüdüğün yoldan emrin ve rızan doğrultusunda geliyoruz” söyleme cesaretini bilmem ki kendimizde nasıl bulacağız?!.

Silkelenmenin zamanı gelmiştir. Bütün insanlık Melâmet’ten bir hizmet bekliyor. Bütün insanlık, huzur, saadet, sevgi ve muhabbet bekliyor. Zâhir ilmin âlimlerinin bu ihtiyaca cevap vermeleri mümkün değildir. Hikmet ilminin, bâtınî ve mânâ ilimlerinin gerçek vârislerine şiddetle ihtiyaç vardır.

Bu dönemde, bu görevi yerine getirmek, bu hizmeti verme görevi Allah ve Resûlü tarafından bizlere tevdi edildiği hâlde, biz bunun anlayışı, idraki içerisinde olabilsek çok ağlar, az gülerdik…

Görevini yapamamış, mesûliyetini idrâk edememiş, vâris olduğu hâlde mânâyı ihmâl, maddeye takılmış…

Bu hâlinizle mi bizi tevhîd edeceksiniz? Bizi sevip ve bize sevileceksiniz?

Ahmet Efendi Hazretleri:

“Derviş gönlüme aşk düşene derler

Aşksız, muhabetsiz olur mu derviş?

Dervişi ezelden çün Allah sevmiş.”

Düşünüp bu mısraları değerlendirdiğimiz zaman kendimizi bilmem nereye koyacağız?!..

“Yükselin arşa kadar, mamure edin dört yanı

İcâbında dönmeyin ölün birbiriniz için”          

Bu ilâhî emirleri ve ilâhî tebliğleri tekrar tekrar okuyalım. Bunların makâmında, nâğmelerinde kaldık, okuduk geçtik. Tekrar tekrar okuduk, ama ne fayda… Mânâsına giremedik. Ve yine giremiyoruz.

Arşa kadar yükselmek, dört tarafı mamur etmek, güzel ahlâkıyla, ahkâmıyla, yaşantısıyla, Hakikat-i ve Tafsilat-ı Muhammediyesiyle halka hizmet vermenin, halkı sevmenin Hakk’ı sevmek olduğunu bizlere bildiriyorlar. Üstadlar, yaşıyorlar, aynı yaşantıya bizleri de davet ediyorlar. Ne mutlu duyabilene, anlayabilene, ne mutlu dâvâya, hizmete iştirak edebilene!

Şimdi, deriz ki:

-İşte bir mektup geldi. Okuduk. Mektuplar umuma yazılıyor, şahsıma değil ki… Bundan bana nasip ne kadar düşer!

Ve hiç bundan, bu mektuplardan, Efendimizin ilâhîlerinden hissedar olamayanlar, fehmedemeyenler ağlamalı, üzülmeli. Hadîs-i Şerifler de, Kur’an-ı Kerim de mü’minlere umum olarak inzâl ve ikrâm olunmuştur. Şahsını bununla alâkalı gören kişiler, saadet selâmete ermiştir. Ama illa da özellik istiyorsak…

Peygamber Efendimiz: “Ey Mü’minler! Ey Hak Yolunda Yürüyenler! Allah ve Resûlünün Davetine icabet Edenler!”

O günkü davetle bu günkü davetin arasında bilmem ki nasıl fark yaparız?… Kelâm Hakkın, ilim-irade Hakkın. Zâtıyla, sıfatıyla bu âleme her an hayât veren, bizi bizden murakabe eden, bize bizden hitap eden, velâyetinden âyetler izhar eden, nübüvvetinden Hazret-i Muhammed Mustafa’sını zuhûra getiren…

“Yürü, hâl ehli ol, kali n’edersin?” diyen âşıklar gibi.

Allahım! İstidadımızı, kabiliyetimizi, anlayış ve düşüncemizi rızan üzerine genişlettir. Ledün ilmine vâris olacak kâbiliyeti bize ver. Allah ve Resûlüyle muhatap olmanın aşkı, iştiyakı, mânevî mesuliyetini bize ihsân et Allahım. Bizi bize bırakma. Sevgili Habibinin hürmeti için elimizden tut.

Muhterem Dostlar! – Ayrım yapmak istemiyorum – Şeyhler! Efendiler! Hoca Efendiler! Yüksek Tahsilliler! Öğretmenler! Öğrenciler! HanımKardeşler! Amirler! Memurlar! İşçiler!Emekliler! Esnaflar! Zeningler! Orta Hâlliler! Fakirler! Köylüler! Kentliler! Şehirliler!..

Her şeyden Önce Mü’min Kardeşlerim!

Herkes kendi ünvanıyla değil, mü’minlik ünvanıyla iftihar edecek. Herkes kendi ünvanından soyunup,   Lâ ilâheillallah   Muhammedün Resûlullah ünvânında mü’min kardeşliğini yaşayacak. Allah ve Resûlü’nün rızasını böylece kazanmış olacaktır inşaAllah.

Duygu bir, düşünce bir. Tevhît kazanında kaynamış, yek vücut hâline gelmiş, birbirinden ayrılması mümkün olamayan, Hazret-i Muhammed Mustafa’nın mümin kardeşliğinde birleşen!… Bu, şereflerin, meziyetlerin en yükseğidir. Üstünlük imânda, güzel ahlâkta, elbette ki takvâdadır.

Emre itaat, telkîne sadâkat, biatı, telkîni Hak’tan alan, kesrette vahdeti, vahdette kesreti zevk eden, duygu ve düşüncesiyle Hakk’ı-bâtılı fark eden, mürşidinden alacağı emirle hizmet için hemen hareket edebilen şuurlu, anlayışlı kardeşlerimden mektubuma cevap bekliyorum. Bundan evvelki sohbet mektuplarıma cevap beklemezdim. Birkaç defa okunması herhâlde  faydalı olacaktır.

Cevap yazmak isteyenler kendi kalemleriyle kendileri anladıklarını dile getirsin. Hem en yakınlardan hem de en uzaklardan cevap yazanlar bizi sevindirirler. İnşaAllah cevaplarınız ikinci mektubumun yazılmasına vesile olacaktır.

Selâm, sevgi ve muhabbetle sizi ve aile birliklerinizi, dost ve yakınlarınızı Allah'a emânet ederim.

Mektubuma hanım ihvândan ve bütün ihvândan cevap bekliyorum. Cevaplar dosyamda kalacak veya bir kitap olacaklar.

29. 07. 1989

E-Kitaplar
Bir Ayet

55.61. Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

[ Rahmân Sûresi:61]
Kimler Bağlı
Hoş geldin, Misafir
Üye adı
Şifre
 

Kayıt Ol
Şifremi Unuttum
Sitemizde Şuan:
25 Ziyaretçi, 0 Üye
Toplam 25 kişi var.
Arşiv
· Efendiyle Hemdem Olma
· Küçükköylü Ahmet Efendi'yle İlgili Hatıra
· Hacı Dursun Efendi'yle İlgili Hatıra
· Benim Yıkadığım Cennete Gider
· Gençlerden Beklenenler
· Akıldır kişiyi mesul eden
· Ey Allah İçin Yaratılan İnsan!
· Nedir Şeriat?
· Bu Halimizle mi?!.
· Demek hayrihi ve hayrihi ha!..
· Ehli Tevhidin görevi
· Zikrin önemi
· Yürü yavrum Hak Rasulün izinden yürü
· Hayatta En Güzel Şey: Huzur!..
· Hak Mürşidim Yol Gösterdi
· Sevgili Gençler
· Kadere rıza
· Mezarlığın Ötesinde mi?!.
· Kadere Rıza!
· Yolculuk! Yolcular!..
· Tarikatların Dejenere Oluşu!
· Vatan Sevgisinde Bir Vücut Olmak!
· Vücuda Hürriyetin Gelişi!..
· İki Zıt Bir Yerde Bulunmaz!..
· Yabanda Gezenlerden Olma!..
· Seni Sana Anlatmak!..
· Allah'ın Hikmet Hazinesi: İnsan!
· Niçin Seviyorum?..
· Muhterem Kimdir?
· Hak'tan Gayrı Değiliz!..
· Oğuz ve Sevda evladıma
· Sevgili Kızım
· Kader kaleminin bana yazdığı...
· Dilin Dikeni Kırılacak
· İyilik
· Rahmetin Yağışı
· Mürşidi Kamil
· Güzel Ahlak
· Hak Yolun Yolcuları
· Hakka Giden Hak Yolcuları
· Sevgili Dostlarım!
· Muhterem Dostlar!
· Hanım Kardeşler!
· Huzur, îmân-ı kâmilde
· Kardeşime ve Oğluma
· Zirve-yi Tevhide Giden Yolun Yolcuları!
· Ezelden ebede koşturan yolcu!
· Hayırlı Bayramlar
· Hüseyin Sabri Soyyiğit Efendi'nin Özgeçmişi
· Ana Temel İhmâle Gelmez
· Gayrullaha Düşürmesin
· Râbıtamız Hakk’adır.
· Fetih İki Kısımdır
· Kadere rıza ancak iman-ı kâmille…
· Gerçek iyilik!
· Hedefimize Ulaşabilmek İçin!
· İslâm’ın ana kaidesi
· EFENDİLERE HİTAP
· Kendine dönebilse...
· Bugünün yarını yok!
· Hacı Baba, neler yaptınız?
· İlk Emir: Oku!
· Selâm
· NE İSTİYORSUN!..
· KİŞİYİ HUZURA ÇIKARTAN ABDEST
· Melâmeti günlük hayata uygulamak
· Sadâkat sadâkat sadâkat!..
· Ne kadar sadâkat o kadar huzur
· Birbirinden Ayrılmaz
· BABALAR DİKKAT!
· ANALARIN AYAĞI ALTINDA
· Âfakî ve Enfüsî Mücadele / 31. 01. 2004
· BAYRAM VE HUZUR
· İnsanı vuslata getiren nedir?
· Allah'ın zikri yeter
· Akıl erdiremiyorum
· Urucun nüzûlün yolu
· Şiarımız, Ceza Değil; Aftır!
· Hakikatin elbisesi
· Hz. Muhammed (s.a.) Neyi Getirdiyse…
· Namaz Kılmak
· Oruç tutmak
· Hacca Gitmek
· Zekât Vermek
· HADDİNİ BİLMEK
· Birbirinden ayrılır mı!
· TAKLİTTEN TAHKİKA
· Müminler kardeştirler
· İslâm’da, imanda kardeşlik
· KUTLU DOĞUM
· Kalplerin huzura kavuşması
· İman ve amel-i Salih
· sevginin hâkim olması
· Zorlukları hâlleden ne?
· VAR ONLARLA KAL
· Nâr Nura Döndü mü?
· Engelleri kaldırmak
· Temizlik imandandır
· Tek düşüncemiz…
· Allah'ın zikri yeter
· Melâmeti anlatmak
· BİR MELÂMİ NASIL OLMALIDIR!
· Melâmet bir meşreptir
· Melâmet anlayışımız
· Melâmet’in özünü Muhafaza
· İlâhî aşk
· Seyyid M.Nurül Arabi Efendi Hazretleri
· Niyazi-i Mısri Efendi Hazretleri
· Pirizrenli H. Ömer Lütfi Efendi Hazretleri
· Hasan Fehmi Tezdoğan Efendi Hazretleri
· Ahmet Kumanlıoğlu Efendi Hazretleri
· Kurban Bayrami Mesaji 10.01.2006
· Muhterem İmam Efendiler ve Sevgili İhvanlarım
· 05.10.2006 Bayram Mektubu
· 12.10.2006 Ramazan sonrası uyarı mektubu
· Melametin Tanimi
· Ey Allah için yaratılan Hz. İnsan!
· Yürü Yavrum, Sen, Hak Resulün İzinden Yürü!..
· Dostlarıma
· İzmir, 28. 12. 2006
· İzmir, 04. 01. 2007
· Allah’ın ahlâkıyla ahlâklanmak!..
· Mânevî Mes’uliyetin Ağırlığı!..
· ZİKİRSİZ OLMAZ!
· Zikir ne yapar?
· Ana temel ihmâle gelmez
· Gizli Şirkten Kurtulmak / İzmir, 07. 02. 2007
· Yare Vuslat Ettiren Telkin / İzmir, 18. 02. 2007
· Hakikat İlmi, Mensuplarına Verilmeli! / 22. 02. 2007
· NİÇİN "MUHAMMEDİ MELAMİYİZ" DİYORUZ! / 08. 03. 2007
· Yokluğu Sermaye Etmek! / 22. 03. 2007
· HAK DOSTLARININ KÖKÜ KESİLDİ Mİ? / 25. 03. 2007
·  CANIM ANACIĞIM! / 26. 03. 2007
· HAYAT NEHRİNDEKİ HALİMİZ!.. 05. 06. 2007
· Şeriatla Hakikat: Beden ile Ruh! / 06. 06. 2007
· MEYVELİ AĞAÇLAR: İLİM SAHİPLERİ!.. 12. 06. 2007
· AMAN DOSTLAR, DİKKAT!.. 20. 06. 2007
· İYİ İNSAN OLMAK... / 22. 06. 2007
· HAKİKAT KAPISINI ARALAMAK... / 25. 06. 2007
· ALLAH'A MUHATAP: İNSAN! / 28. 06. 2007
· GÖNÜL KALESİNE TEVHİT BAYRAĞINI ÇEKMEK / 12. 07. 2007
· GÖZÜMÜZE HİÇBİR ŞEY PERDE OLMASIN! / 29. 11. 2007
· KOMŞU KARDEŞTİR, AYRICA DA MÜ'MİN KARDEŞTİR! /10. 12. 2007
· KURBAN BAYRAMINIZI TEBRİK EDERİM! / 19. 12. 2007
· Akl-ı Selim / 14. 01. 2008
· HEM ALLAH'A HEM DE HZ. MUHAMMED (A.S)'A TABİ OLALIM 15. 01. 2008
· SOHBETLERİ ANLAYABİLMEK!..
· GÜZEL AHLAK / 27. 02. 2008
· DÜNYA-UKBA PAZARINDAN GEÇMEK! / 27. 02. 2008
· KENDİNİ BİLMEK / 06. 03. 2008
· HAK MÜRŞİDİN KIYMETİNİ BİLMEK! / 12. 03. 2008
· İLAHİ DÜZENE HİZMETTE KATKIMIZ OLMALI! /10. 07. 2008
· EN BÜYÜK DÜŞMAN! / 20. 07. 2008
· SEVGİLİ DOSTUM HACI ALİ EFENDİ / 21. 07. 2008
· ŞERİATIN İÇİNDE HAKİKAT MEVCUTTUR
· SEVGİLİ DOSTLAR
· 17. 11. 2009 tarihli mektup
· HAYIRLI BAYRAMLAR...
· 
· YA RAB, BİZİ UZAK EYLEME EVLAD-I RESULDEN
· SIR VE HİKMET HAZİNESİ İNSAN
· İYİLİKLERİN İNSANI OLALIM
· DERVİŞ KİMDİR?
· GÖNÜL YIKMAYALIM!
· TEVHİDE HİZMET
· ALLAHIN RAHMETİNE, MERHAMETİNE, MAĞFİRETİNE ÇOK MUHTACIZ!
· DERVİŞ OLAYIM DER İSEN / CAN MÜRŞİDİN TELKİNİYLE
· KENDİMİZİN GÜVENİNİ KAZANMAK
· ALLAH MUHABBETİ
· ZİKRULLAH
· YÜRÜ YAVRUM, HAK RASUL'ÜN İZİNDEN YÜRÜ!
· KUTLU DOĞUM
· MEVLA GÖRELİM NEYLER...
· NEBİLER SERVERİ AHMED GELİYOR
· CANLI ÖRNEK OLABİLMEK
· İNCİTME SAKIN
· DERVİŞLİK!...
· HİSSEDEBİLMEK...
· Ruhtan Ruh Alan Bizler
· SAFA GELDİN YA RAMAZAN
· BAYRAM MEKTUBU
· KURBAN BAYRAMI VESİLESİYLE...
· HALDE TEVHİD EDENLER!
· GÖNLÜMÜZDE DOĞSUN HER AN!
· iNSAN: GÜZEL VARLIK!
· HUZURDA OLDUĞUMUZU İDRAK EDELİM!
· HAYIRLI RAMAZANLAR OLSUN!
· NEDİR EN ZOR ŞEY?
· DALGAYI DENİZİN, DENİZİ DE DALGANIN DIŞINDA GÖRME!
· O SENDE İKEN, SEN O'NU GAYRIDA ARAMA!
· ALLAH'IN YAKINLIĞINI YAŞAMAK!
· VARIRSIN VAHDET İLİNE
· KUTLU DOĞUM
· Dostlarımızı Ziyaret!
· Bereketli Ziyaret!
· DOSTLARIMIZI ZİYARET!
· DOSTLARIMA

Toplam 197 kayıt var

Anasayfa | Kur'an-ı Kerim | Videolar | İlahiler (mp3) | İlahiler | Hatıralar | Mektuplar | Sohbetler | Öz Geçmişler | Kullanım Şartları
©2002-2014 Tasavvuf Derneği Tüm hakları saklıdır. Bu web sitesi en iyi 1024x768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.

Sitemizin yapımında php-nuke kodları kullanılmıştır.