TD Menü
 Anasayfa
 Sohbet Videoları
 Sesli Sohbetler
 Sohbetler
 Sesli İlahiler
 İlahiler
 Mektuplar
 Hatıralar
 Öz Geçmişler
 Kur'an-ı Kerim
 İletişim
Canlı Yayın
Canli Yayini izlemek için tiklayin

Canlı yayın tarihleri:
Cuma: Cuma namazı sonrası (İzmir'e göre)
Cumartesi: 20.00 - 22.00
İlahiler
·Lâ ilâhe illallah.
·Aşk ile Allah dedikçe.
·N’olur halim Cân Sultanım !
·Hak’tır bizim sevdiğimiz
·Bize lütf-i Hüdâ’dır bu!
·İnsan olan anlar bizi.
·Hak aşkınız daim olsun.
·Kuvvet, kudret Mevlâ’nındır
·Hidâyet olmazsa Hak’tan,
·Niçin feryat etmez bilmem !
·Lâyık kul olmayı nasîb et bize.
·Bu âleme niçin geldin, görevin ne senin?
·Haremine gir, dedik de suç mu ettik?
·Nazarımız Hak’tır bizim
·Vicdân ile düşünsene!
·Uyandır kalbini, şükret.
·Âşık olana, Mevlâ cemâlini gösterir.
·Güzel ahlâk açar gönül kapısın!
·Kerîmsin Mevlâm, duamız kabul et!
·Hak dostuna gayriyet hiç yakışmaz.
·Yakar aşkın ciğerimi!
·Mevlâm hidâyet eylesin!
·“Re’sul hikmete mehafetullah”dır.
·Şuhût, tefekkürle Allah diyelim Hû Allah.
·Tevhidin özü budur.
·Sabırla selâmet bulunur inan.
·Harfle savtle olmaz îfâ !
·Îmânla ahlâkla varılır Sırr-ı Tevhid’e.
·Sevelim, sevilelim mü’min kardeşler.
·Estağfirullah, tevbe Ya Rab! diyelim.
·Sâdıklarla bile ol, gafillerle olma.
·Essalât u vesselâm Muhammed Mustafa’sına...
·Sen vallahi cân u cânânımızsın!
·Şükürler olsun Mevlâ’ya!
·Deme sakın: Ben dervişim.
·İmdâda yetişti Pîr Sultanımız.
·Tevbe et, pişman ol de Allah Allah!
·Hak’tır bizim şuhûdumuz.
·Gönül bize yârdan haber versene.
·Allah sana emretti.
·Hû derim Allah
·Yokmu bana el tutan?
·Dedim: Elhamdulillâh!
·Allah Allah diye diye.
·Hidâyet Allah’tan, gayrıdan bilme.
·Gel gitme yavrum gafil yoluna.
·Zâhir bâtın Hû’dur Allah.
·Uzak durma yakın gel
·Hamd ederim, Mevlâm sana.
·Dikkat et dostum, şekle aldanma.
·Her yüzden nazarım sen.
·Cânım kurban cânânıma.
·Ma’nâya gel ma’nâya.
·Ya Rab! Sen bu zâtın hikmetin bildir
·İlhâm ihsân et Allah’ım!
·Aşkın bana ver Allah’ım,
·Gündüz gece arıyorum.
·Dîvâne gönül aşka tutuldun!
·Gönüldedir zevk u sefâ.
·Sadâkatle gel, tevhide boyan.
·Pîr Seyyid’dir rehberimiz!
·Bâtıl bizim neremizde?
·Cân u cânânım merhaba.
·Sâdık olan cânlar gelsin.
·Sevgili Habîbinin hürmeti için et zuhûr!
·Mevlâm düşürme gaflete.
·Hamd et haline mü’minsin cânım.
·Cânda cânânını incitme sakın!
·Gönüllerde binlerce ah u feryat var.
·Yüzüne bakan sende hiç gayrullah görmesin.
·Hak rızası bundadır.
·Davet Hak’tan duysana.
·Zikrederiz Allah deriz.
·Zaferin mübarek olsun kardeşim!
·Hû Mevlâm Hû Mevlâm, aşkın bana ver Mevlâm.
·Yuvalarında huzûr sevgi ver Allah’ım!
·Hak mürşidden aldık ilham.
·Hak Lâ ilâhe illâllah...
·Kelâm anı anlatamaz.
·Hak hidâyet etmedikçe
·Telkînimiz rehber bize.
·Şâh-ı Merdân’ı önder bilelim.
·Sen kendini ne sanırsın?
·Mahrum olmaz Allah diyen.
·Âşıklıktır rehber bize.
·“Hesap, muhasebemde vekilim Allah’tır” de.
·Gayemizi dil ifade etmekten acizdir.
·Hû, lâ ilâhe illalah.
·Hamd ü senâ Rabbimize.
·Cân u cânânımsın benim !
·Şâhit Mevlâm kalbimize.
·Merhametin sonsuz senin!
·Hak zikrini verdin bize.
·Bize sâdık olan gelsin.
·Dosta vuslat etmek için.
·Sen öğrettin Cân Sultanım!
·Cân mürşitten olur ihsân.
·Rahmetinden mahrûm etme!
·Ne güzeldir, ne güzeldir!
·Âsân olur yollar sana.
·Hak Mürşidi bilmedikçe.
·Gel ey yolcu dinle sohbet.
·Gerçek insan işte bunlar.
·Himmet olur inan, şüphen olmasın.
·Bizi sevgine lâyık kıl Ulu Mevlâm!
·Ey Rabbim bizi mahrûm-i dîdar eyleme!
·Ne güzeldir ne güzel!
·İkrâm eyle, gül yüzüme.
·Himmet edin dostlar bize.
·Hak mürşitten olur ihsân.
·Bir lâhza ayırma beni senden!
·Allah Allah diye geldim!
·Ezelden Hak sözü vermiştir bunlar!
·İlâhî Rabbim, hikmetinden suâl olunmaz.
·Allah diyen âşıklarda kalmaz gam keder.
·Şükürler olsun Mevlâ’ya.
·Paha olmaz asla size.
·Çok şükür elhamdülillah!
·Asker oğlum göreslendik.
·Gönlümüze giren bilir.
·Şükrederim Rabbim sana.
·Kenz-i mahfinin sırrı onlarda.
·Emr-i Hak’tır ibadât u taat etmek,
·Sev mürşidi, gel sen bize.
·Lûtfet, kerem kıl cânânım benim!
·Beni benden alan sensin.
·Sonsuz hamd ü senâlar Mevlâ’ya!
·Hak zikrini ihsân etsin.
·Mevlâm yolun âsân etsin!
·İlahi Mevlâm rızandan ayırma.
·Allah sizden razı olsun!
·Her an diyem Allah Allah.
·Hak sevgisi var bizde
·Sohbetimiz dost iledir.
·Halk içinde mecnûn olan dîvâneye bak.
·Ârifiyet ver Allah’ım!
·Tenezzül, tevâzuyla gerçek insan bunlar.
·Gerçek insan, gündüz gece Allah der.
·Nazar kıl sen bu aleme, gör neler var...
·Rabbim sevgisine mazhar kılsın!
·Cânım Muhammed Mustafa.
·Buldum cânda cânânımı.
·Hak orucun kabul etsin.
·Bahr-i Ummân derler sana.
·Sonsuz rahmet ruhunuza.
·Haccımız mübarek olsun kardeşim.
·Mutlu olur sizi seven.
·Kâmil îmân ver Allahım.
·Birdir Allah yok şeriki!
·Sonsuz şükür Rabbimize!
·Himmetine her an muhtacız Efendim!
·Hak’tır bizim sevdiğimiz.
·Gelin yavrularım tevhide gelin.
·Beni ifna eden sensin,
·Zikret Mevlâ’yı Mevlâ’yı!
·Boşa durma, hikmet ara.
·Yol ver bize ulu dağlar, geçelim!
·Tut elimiz ezel-ebed.
·Biz, Melâmi kurbanıyız.
·Sonsuz hamd ü senâ Mevlâm!..
·Zikret Hakk’ı, gir meydana.
·Mutlak îmân telkîniniz!
·Bilmek için sâdık gerek!
·Hak mürşitten olur ihsân!
·Emre mutî olur isen,
·Mürşidimin telkînidir.
·Bayrağımın sallandığı yerdir vatanım.
·Allah Hak yolda bize anlayış versin.
·Vatandaki bayram başka!
·Kerim Allah, Rahim Allah!
·Dinin ahkâmı Şeriat’tır.
·Hakiki insan, Hakk’ı, bâtılı fark edendir.
·Hak’la bâtılı seçen îmânımız var!
·Cânda cânânla tevhit etmenin ta kendisidir!
·Enfüste, âfâkta ne varsa Hakk’ındır.
·Hak Resûl’e erem dersen.
·Mürşidimin nasîhatı.
·Nasip eyle Mevlâm bize!
·Hakk’ın muhâtabı insan.
·Şirk-i hafîden bizleri koru Mevlâm!
·Emre mutî olmak gerek.
·Ne güzeldir derviş olmak!
·Sermayemiz sadâkattir,
·Allah Allah Kerim Allah!
·Allah deyin huzûr bulun!
·Lütfet, kerem kıl âciz kuluna!
·Allah gönlünüzün muradını versin.
·“İhdinas sırate’l-müstakim”den gidenlerdir.
·Açar güller handân olur.
·Derdimin dermânısın Efendim.
·Sultanımız vardır bizim.
·Hak Erenler, aşka çare var mıdır?
·Rabbim rızandan ayırma.
·Nice yüz bin hamd ü senâ!
·Kâmil îmân kalbimizde.
·Ne güzeldir insan olmak,
·Bize âşık, sâdık derler.
·Cemrelerin var hikmeti
·İhvânımız urûç, nüzûl etmenin sırrını bilirler.
·Dikkat et kendine gel!
·Cân mürşidim cânım feda!
·Gelin Dostlar, aşk ile ALLAH diyelim!
·Allah şerrinden korusun!
·Bunlar, salât-ı daimün’dedirler.
·Kur’an-ı Kerim’in ikiz kardeşidir.
·Hakk’ın zikriyle feth u bâb olur dostlar.
·Ulu Mevlâm, hikmetlerinden suâl olmaz!
·Dikkat et, sakın taş atmayasın!
·Ya Rab, kul olabilmek için tut elimiz!
·Kerîmsin, Rahimsin Ulu Mevlâm!
·Sadâkatın rehber senin.
·Takdire razı olanlardan et bizi!
·Kullarının suçuna bakmazsın Mevlâm!
·Dikkat eyle, sohbet dinle!
·Ruhundan ruh verdin bize.
·Cânım kurban Mevlâm sana!
·Gül bizimdir, gül kokarız!
·İhsân eyle dervişlere!
·Nasip etti Mevlâm bize!
·Hak Resûl’ün vatanıdır.
·Lebbeyk Allahümme lebbeyk!
·Tefekkürle Allah deriz.
·Gel dervişim zikredelim.
·Gönül eri dervişlerdir.
·Lütf-i Hüda’dır,
·Yüzünüze âlem hayran!
·Mürşidimin ikrâmıdır!
·Telkînimiz mutlaktandır, renge şekle aldanmayız.
·Dosta vuslet etmek için
·Dostun haremine aşkla girenleriz!
·Ehl-i tevhit derler bize.
·Sevgilinin sohbetine gönül verenleriz!
·ALLAH diyen dil var bizde.
·Kur’an-ı Kerim’de hikmetler vardır.
·Mürşidin himmetiyle ilhâm olur Hak’tan bize!
·Keyfiyeti anlatamam!
·İstiyorum, ilâhiler yazayım,
·Anlatılmaz hâlimiz var!
·Dervişlerin emelidir!
·Râbıtanda bulacaksın
·Hak erenler safındadır.
·Melâmileriz!
·Melâmiyiz, zikrederiz.
·Şifa olan telkîn bizde!
·Emre sâdık olmak gerek!
·Haşret Mevlâm ihvânımız!
·Lütfeyle Mevlâm bize.
·Ehl-i tevhit nâra yanmaz.
·Cânım, ruhum mürşidimdir!
·Sâdık kuldan hacı olur.
·Haccen mebrûr inşaAllah!
·Gel dervişim bilişelim!
·Her hâliyle örnek insan!
·Aşkın bana hayat verir!
·Hak nûruyla çok güzelsin!
·Güzelliğin anlatılmaz!
·İlhâm olur Mevlâmızdan!
·Âşık, sâdık, ârif insan!
·İmtihandır dikkat eyle!
·Ben beni bilmenin hayrâniyem!
·Ben sanırdım zikrederim.
·Şayet dervişim dersen.
·Her gününüz bayram olsun !
·Gel, Melâmet sırrına gel...
·Ya Rab, bizi uzak eyleme Evlâd-ı Resûl’den!
·Sâdık kul ol, gel sen bize.
·Yürü yavrum, sen, Hak Resûl’ün izinden yürü !
·Derviş olamaz derviş !
·Sana saygı şeref bize!
·Huzûr ver Allah’ım ümmet-i Muhammed’e!
·“Vatan sevgisi îmândandır!” bunu bilelim.
·İslâm’ın dışında yol arayanlar.
·Dervişler güzel ahlâkla sevilirler.
·Yolunuz açık olsun!
·Fenafillâh vardır bizde.
·Tevbe, istiğfar var dillerinde.
·Bize hayat O’ndan gelir.
·Bilen, bilinen birdir.
·Halde tevhid edelim.
·Kâmil îmân buna derler!
·Perde hicap olmaz size.
·Güzel ahlâklarıyla sevilir bunlar!
·Bağlantısı zikrullahtır.
·Gelin dostlar muhabbete!
·Hikmetler var dervişlikte
·Güzel ahlâk yolun açar.
·Hakk’ın takdîrine razı olacaksın!
·Hak o zaman razı olur!
·Aşkta mihmânımdır benim.
·Hak yolunun sâdıkıyız.
·Melâmiler derler bize.
·Halk yüzünden Hakk’ı sevsin.
·Zikrederim Allah derim.
·Razı olur Rabbin senden.
·Râbıtamız Hak’tır bizim.
·Şekilde kalma, gel ma’nâyı fehmet!
·Kar kapadı yolumuzu.
·Ulu Mevlâm bizi mahrum eyleme!
·Sonra pişmanlık fayda vermez...
· Emre sâdık dervişleriz
·Dosta vuslat etmek için
·Hak erenler bu yoldadır
·Hak mürşidin telkîniyle
·Hû desin Mevlâm
·Nasip eyle Mevlâ cümle ihvana
· Allah diyelim Allah
·Hak yoldadır can dervişler

Toplam 307 İlahi kayıtlı
 
Duyuru:
   
Sevgili Dostlar,

Ana sayfaya Hacı Babamızın yeni mektubu yüklenmiştir.

Selamlarla
   
 
Özlü Söz:Yarına iş bırakan derviş, dervişliği idrak edememiş demektir.
 
Seyyid M.Nurül Arabi Efendi Hazretleri

Yaşadığı Ortama Genel Bir Bakış

     Seyyid Muhammed Nur'un yaşadığı yıllar (1228-1305 H.) 1813-1887 arasıdır.Bu döneme baktığımızda,Osmanlı Devleti'nin iktisadi,siyasi ve sosyal yönlerden tam bir çöküntü içinde olduğunu görmekteyiz.Bu asır,dünyanın hem coğrafya hem de teknik ve tefekkür bakımından hızlı ve dikkat çekici değişmelerin birbirini izlediği dönemdir.Avrupa ülkeleri ve milletleri için yükselme,iyiye gitmenin doğum sancıları olan bu gelişme ve değişmeler,Osmanlı İmparator
luğu için ne yazık ki,ölüm belirtileri mahiyetini taşıyan olaylar biçiminde tecelli ediyordu.Hemen bütün kurumlarında yozlaşma,sarsılma ve çatlamalar görülüyordu.Koskoca İmparatorluk bu dönemde çeşitli yönlerden budanıyor ve günden güne bitip tükeniyordu.Sosyal yöndeki çöküntüden tarikat ve tasavvuf kurumları da etkilenmiş,öyle ki birbirlerine bile düşmüşlerdir.Seyyid Muhammed Nur,yaşadığı yıllar itibariyle (1813-1887) sırasıyla II.Mahmud,I.Ab
dülmecid,Abdülaziz,V.Murat ve II.Abdülhamid idareleriyle bulunmuştur.

Doğumu Ve Yetişmesi

     Avam arasında "Arab Hoca", Havas arasında "Seyyid Hoca" ismiyle bilinen Seyyid Muhammed Nur,1228/1813 yılında doğmuştur.Doğum yeri Mısır'ın başkenti Kahire'nin Mahalletü'l-Kübra kasabasıdır.Babası cihetinden Seyyid olup,Hz.Hüseyin kolundan Hz.Ali'ye,dolayısiyle Hz.Muhammed Mustafa'ya (S.A.V) dayanır.Babası Kudüs civarında zaviyesi olan Seyyid İbrahimü'l-Kudsi'dir.Dedesi ise,meşhur veli ve şeyh Bedrü'l-Veli'dir.Tesbit edilen şeceresi şöyledir:
     İmam Hace Muhammed Nur,İmam İbrahimü'l-Kudsi,Seyyid Bedrü'l-Veli,Seyyid Muhammed,Seyyid Yusuf,Seyyid Bedr,Seyyid Yakub,Seyyid Mutahhar,Seyyid Salim,İmam Muhammed,İmam Zeyd,İmam Ali,İmam  Hasenü'l-Arizü'l-Ekber,İmam Zeyd,İmam Zeyne'l-Abidin Ali,İmam Seyyid Hüseyin (R.A),İmam Hümam Ali b. Ebu Talib (K.V),Seyyidü's-Sakaleyn Muhammed Mustafa (S.A.S) dir.
     Özellikleri itibariyle;boyu kısaca,etine dolgun,tatlı ve güleç bir yüze sahipti. "İnsanlara,akıllarınca konuşunuz" emri nebevisine fevkalade riayetleri olduğundan,karşısındakinin istidadına göre telkinde bulunurlardı.Karakteri yumuşak olmakla beraber bazen zarifane latifeler yaparlardı.Lakin erkan ve ahkam-ı Muhammedi'ye azıcık bir leke sürülmek istendiği hal ve zamanda hemen akli ve nakli deliller ortaya koymasındaki cesurane hareketleri, çekemeyenlerini bile hayrete düşürürdü.Kendisine sorulan sorulara ve halledilmesi istenilen meselelere akli ve nakli cevaplar verirdi.Bilhassa tefsir ve hadis ilimlerinde hafızaları kuvvetli idi.Zahir ilimlerinden iki defa icazet verdikleri gibi,batın ilimlerinden de Hakikat bilgisine sahip Tahkik Mertebesine varan pekçok değerli,faziletli ve irfan ehli şahsiyetler yetiştirmiştir.Çocukluk yıllarında yetiştiği yer olarak Kahire ve civarını görmekteyiz.Küçük yaşta babasını kaybeden Seyyid Muhammed Nur,dayılarının yanına yerleşir ve onlarla üç yıl beraber kalır.Dayıları da,dedeleri ve babaları gibi aşk ve tasavvuf ehli kimseler olduğundan kendisi küçük yaştan itibaren bu havayı teneffüs etmiştir.Seyyid Muhammed Nur yaşı yediye vardığında Kahire'ye gidip şeyh Hasan el-Kuveysni'den (1254/1839) öğrenim görmüştür.Camiü'l-Ezher'deki tahsil süresi dokuz yıl sürmüş (1235-1244/1819-1828) hocası Şeyh Hasan el-Kuveysni kendisiyle yakından ilgilenmiş,hiç bir fedakarlıktan kaçınmamıştır.Şeyhinin emriyle gittiği Yanya'da Şeyh Yusuf'un (1245/1829) damadı Talat Efendi'den tahsile devam etmiştir. 1245/1829'da Mekke'ye gittiğinde orada Şeyh Ömer Abdürrasul'den hadis okumuştur.Seyyid Muhammed Nur,şeyh Hasan el-Kuveysni'nin emriyle Yanya'ya Şeyh Ahmed Efendi ile gitmiş ve orada Nakşibendi şeyhi Yusuf efendiye intisabla bu tarikata girmiştir.Kısa bir süre sonra bu sefer şeyh Yusuf efendinin emriyle Mekke'ye gitmiş ve orada boş durmayarak Şeyh İbrahim eş-Şemariki'den Halvetiyye-i Şabaniyye, Üveysiyye ve Ekberiyye tarikatlarına intisap etmiştir.Aynı zamanda Hadis dersini de aldığı Şeyh Ömer Abdürrasul'e intisap etmek istemiş,O da kendisine Mısır'a dönmesini ve Şafii mezhebi üzere yolda namzlarını kasru cem' ile (öğle ile ikindi,akşamla yatsı namazlarnı birleştirip kılmak) kılmasını emretmiştir.Seyyid Muhammed Nur,Hanefi mezhebinde olmasına rağmen,bu emre uyarakMısır'a dönmüştür.Daha sonraları,İstanbul'da misafir olarak bulunduğu sıralarda (1255/1839) civarı Şeyh Abdülhalık el-Kazgani (Kazancı) Efendi'den de tarikat-ı Nakşibendiyye almıştır.1259/1843 yılında ikinci defa olarak hacca gidişinde bu kez Abdülhalık Efendi'nin halifelerinden Şeyh Mustafa b.Mahmud Trabzoni Efendi'den tekmil-i tarikatla teslik ve irşad icazetnamesi almıştır.

Müderrisliği

     Seyyid Muhammed Nur,kısa sürede ahz-ı ulum ve marifetten sonra,şeyhi ve sebeb-i feyz ve rifatleri olan üstadı Hasan el-Kuveysni'nin "Filan kitabı okut,sen Rum'a git" emriyle 1245/1829'da Rumeli'ye doğru yola çıkar.İskenderiye'den ayrılıp Antalya-Gelibolu-Selanik şehirlerinde biraz kaldıktan sonra Serez'e gelir ve Serez medresesinde bir süre müderrislikte bulunur.Demirhisar,Doyran,Ustrumca yoluyla Koçana'ya varır ve Üsküp valisi Hıfzı Paşa'nın yaptırdığı Koçana Medresesi'nde yerli halkın büyük ricaları sonunda müderrisliğe başlar.Yıl, 1249/1833 tür.Müderris olduğu senenin Ramazan ayında da Koçana Camii'nde Kaside-i Emaliye'yi Türkçe açıklayarak okutmuştur. Usul-i Fıkıh ve Fenari de takrir ettiği dersler arasındadır.O tarihte mevcut talebelerinin başlıcaları;İbrahim,Ali,Hasan ve Ahmed Efendilerdir.Üsküp valisi Hıfzı Paşa,daha henüz 21 yaşında olan bu fazıl hocayı görmek arzusuyla Üsküb'e davet etmiş,görüşmüş ve oradaki alimlerle de tanıştırmıştır.Bu görüşme sonucu Hıfzı Paşa kendisini sevmiş,evlat ve yakınlarının öğretimi için Koçana'ya beraber gitmelerini istemiştir.Fakat Paşa'nın hanımı çocuklarından ayrılmayı göze alamayınca,Seyyid Muhammed Nur'a Üsküp'te devamlı oturmasını rica etmişler,O da buna razı olmamış,sonunda yılın altı ayı Koçana'da,diğer altı ayı da Üsküp'te oturulmasına karar verilmiştir.
     1269/1852 yılında kendisine biat eden Müşir Çerkes İsmail Paşa'nın (1277/1860) davetiyle Manastır'da üç ay ikameti esnasında çoğunluğu memur ve subaylardan oluşan bir zümreye Şeyh Bedrettin'in (837/1420) Varidat adlı eserini okutmuş ve bu takriri zaptedilerek Letaifü't-Tahkikat fi şerhi'l-Varidat adı verilmiştir.1288/1871 yılında,içlerinde Haririzade Hoca M.Kemaleddin (1299/1881), Rifai şeyhi Ahmed Safi (1310/1892), Şeyhülislam Mir Muhtar (Molla Bey) (1300/1882), Mirefte'li Hoca Abdullah Hulusi (1302/1884), Evkaf Müfettişi Hacı Tevfik,Mısır mollası Kamil ve Mevlevihane kapısı Tarsus Rifai şeyhi Abdülkerim (1323/1906) Efendilerin bulunduğu ilim erbabına Alay Emin'i Halil Efendi'nin evinde Seyyid Şerif Cürcani'nin vahdet-i vücud risalesini ve bundan başka et-Taiyyetü'l-Farıdıyye ile Risaletü'l-Ahadiyye'yi tedris etmiştir.Seyyid Muhammed Nur,1253/1837'de gördüğü rüyada Peygamber Efendimizin kendisine üç satır yazılı bir kağıt verdiğini ve Hz.Ebubekir'in bunu Tevhid-i Ef'al,Tevhid-i Sıfat ve Tevhid-i Zat diye okuyup,fena makamlarını telkin eylediğini bildiriyor.Seyyid Muhammed Nur,telkin aldığı bu üç makamın zevkine devamın yanında kendidine intisap edenleri de mezkur mertebelerin neş'esiyle 1259/1843 yılına kadar yetiştirmiştir.Adıgeçen yılın Şaban ayının ondördünde Mekke'ye varan Seyyid Muhammed Nur,bu ziyarette de kendisinin hala manevi alanda mükemmel oladığını görüyor ve yanındaki müridi Üsküp ulemasından Hacı Nebi Efendi'ye; "Bize bu ilm-i zahir kifayet etmez.Mekke-i Mükerreme ve Beyt-i Şerif,mürşid-i kamilden hali değildir.Kendimize bir mürşid-i kamil arayıp bulmamıza fırsattır." diyor.Sonunda meczup Mekke'li melami derviş Mehmed'e kavuştuğunu söylüyor.Adı geçen derviş,Seyyid Muhammed Nur'a bir Erbain çıkarmasını emrettiğini ve bu itikaf esnasında kendisine makamat-ı Beka,yani;Cem',Hazretü'l Cem' ve Cem'ü'l Cem'in Hz.Rasulullah'ın ruhaniyyeti tarafından uyanık halde telkin edildiğini söylediğini görüyoruz.Haccı edadan sonra Mısır yoluyla Rumeli'ye dönerken yol üzerinde Yenbu' denilen yerde Hatm makamı olan Ahadiyyetü'l-Cem' makamının yine Rasulullah (S.A.V) tarafından şebeke içine alınıp telkin edildiğini söylüyor.Bekabillah mertebelerini telkin alışını Menba'u'n-Nur adlı risalesinin ilgili bölümünden aynen veriyoruz.
     
    
"1255 tarihinde Üsküpte iskan ettim.59 senesine kadar bu makamat-ı selaseye müdavemet eyleyip zevkeyledim.59 tarihinde Hicaz'a azimet eyledim.Mekke'i Mükerreme'ye şehr-i Şaban'ın ondördüncü gününde dahil oldum.Tavaf-ı kudüm eyledim.Harem-i şerif'de otururken meczup suretinde bir zat yanıma gelip oturdu.Gömleğinin üstünde kehleler gezip,tamam gömleğime geçecek dereceye geldikleri zaman yine dönerlerdi.O zat bana dedi ki: "Sakın kehlemizden korkma.Zira bizim kehlemiz terbiyelidir.Başka kimseye gitmez. "Ben dahi, "İsminiz nedir ?" dedim." İsmim derviş Mehmed'dir,ehl-i Mekke'den ve Beytü'l-Kadi evlatlarındanım." dedi." 45 tarihinde Hacc-ı Şerif'e geldiğin vakit seninle beraber oturdum.Hatta olvakit mavi kürk giymiştin.Daha hadaset-i sinnin vardı" buyurdular. "Tarikiniz nedir ?" dedim. "Muhammmediyye'dir" buyurdular. "Ben de isterim" dedim. "Gir" dedi. "Dersin nedir" dedim. "Cem'ü'l-Cem'dir" dedi. "Makamat-ı Tevhid bana telkin olunduğundan telkin eyle" dedim." "Kırk gün halvete gir" dedi.Fakir dahi kırk gün halvete girdim.Zeytinyağı katık eyledim.Esna-ı halvette,makam-ı Hanefi ardından rü'tada bir zat gördüm ki,tavafta ve Hacer-i Esved ziyaretinde olan izdihamda elini öpmeğe yürüdüm.Ol zat kıyam buyurdular.Elini öptüm.Oturdular.Ben dahi uyandım.Ba'dehu, Derviş Mehmed Hazretleri'ne ma'nayı nakleyledim. "Tevhid-i Zat mürşidi oldun" dedi. "Nevakit ?" dedim. "Haber veririm" dedi.
     Ba'dehu,Zi'l-hicce'nin onbeşinci günü Babü'l-basita hizasında Derviş Mehmed'e mülaki oldum.Gördüğüm zat yine zuhur etti. (S.A.S) O esnada Derviş Mehmed çekildi.Ve ol zat duadan sonra Beyt-i Şerif'e karşı Fakir için tazarru' ve niyaz eyledikten sonra odaya gelip hizmetimizde bulunan Gradas'lıHacı Emin'i gördük.Ma'nen makam-ı Cem'i telkin eyledi.Ve,ta'am teklif eyledim. "Ta'am yemeyiz" dediler.Ba'dehu "Medine'ye gitmek isterin,selam var mı?" dedi.Fakir, "selam ederim" dedim. "Yarın inşallah bu vakit gelirim" dedi.Fi'l-vaki' ertesi gün ol vakit o mevzi'de yine mülaki oldum.Ke'l-evvel,Fakir için Beyt-i Şerfi'e karşı dua ve tazarru' eyledi.Ba'dehu odaya geldi.Hazretü'l-Cem' makamını ma'nen telkin eyledi.Ke'l-evvel ta'am teklif eyledim. "Ta'am yemeyiz" dedikte, "Ta'am yemezseniz,lakin elbisemi giyersiniz ya" deyup kisvemi verdim.Aldı ve giydi.Ba'dehu,bana "Medine'de mülaki oluruz" dedi.Fakir dahi Medine'ye vardım.Fi'l-vaki' Babü's-Selam'da mülaki olduk.Cem'ül-Cem' makamını telkin eyledi.İzdiham,güya kimse yok gibi idi. "Bağdad'a gideceğim" dedi.Fakir dahi bir haftadan sonra Medine'den çıkıp,Mısır canibine teveccüh eyledim.Konak konak gidip bir gün Cin kal'asına vardık.Fakir,bir koyun alıp pişirtip fukaraya tasadduk eyledim.Ve başını alıp kendim yedim.Ve gün uykusu uyurken,ma'nada kendimi Medine'ye varıp Babü's-Selam'dan dahil olur gördüm.Rasulullah (S.A.S) hazretlerinin şebeke-i şerifi yanına vardım.O anda Hazreti Rasulullah (S.A.S) hazretleri
 hazretlerinin suret-i unsuriyyesi olmayan suret-i nuraniyyesini görüp,güneşin nurundan daha safi ve nurlu gördüm.Hz.Rasulullah dahi şebeke-i şerifin dahilinden mübarek ellerini açıp,Fakir'e "Yürü" dedi.Fakir dahi yürüdüğümde beni,şebeke-i şerifin içine aldı.Ol anda şebeke-i şerifde mahvolup,Fakir'i kendine geçti.Ve Ahadiyyetü'l-Cem' makamını telkin eyledi."

Vefatı

     İslam'ın ilim ve irfana verdiği önemi devamlı aşılayan Seyyid Muhammed Nur,aynı zamanda ilahi emirlere,şeriat-ı Muhammediyye'ye bağlılığın şart plduğunu hareketleriyle de gösteriyor ve her dakikasını ibadet ve taatta geçiriyordu.1305/1887 kışı bitmiş ve Mart ayı gelmişti.11 Mart günü bütün ihvanı çağırttı ve onlara son nasihatlarını yaptı.Mısır'da doğan Seyyid Muhammed Nur,Türkler arasında yaşamış,her halükarda Türkçe konuşmuş,yazmış ve eser bırakmıştır.Onlardan evlenmiş ve çocuklarını evlendirmiş ve son anlarında yine onların arasında olmuştur.Gelenlerin herbiriyle helalleşir,onlara tesellide bulunur.29 Cemaziyelahır 1305/12 Mart 1887 pazartesi gecesi HAKK'a kavuşur.Ustrumca'da vefat ettiği odada,peygamberin vefat ettiği odasında defnolunduğu gibi defnedildi.Ustrumca,halen Makedonya'nın bir sınır şehridir.Mısır'da başlayan ömür,tam yetmiş dört yıl sonra Ustrumca'da noktalanmış olur.Allah Seyyid Muhammed Nur Efendi gibi insan-ı kamillerin feyzlerinden bizlere de nasip eylesin inşallah (Amin).

    
E-Kitaplar
Bir Ayet

7.49. Allah'ın, kendilerini hiçbir rahmete erdirmeyeceğine dair yemin ettiğiniz kimseler bunlar mı?” (ve cennet ehline dönerek): ”Girin cennete; artık size korku yoktur ve siz üzülecek de değilsiniz” (derler).

[ Âraf Sûresi:49]
Kimler Bağlı
Hoş geldin, Misafir
Üye adı
Şifre
 

Kayıt Ol
Şifremi Unuttum
Sitemizde Şuan:
31 Ziyaretçi, 0 Üye
Toplam 31 kişi var.
Arşiv
· Efendiyle Hemdem Olma
· Küçükköylü Ahmet Efendi'yle İlgili Hatıra
· Hacı Dursun Efendi'yle İlgili Hatıra
· Benim Yıkadığım Cennete Gider
· Gençlerden Beklenenler
· Akıldır kişiyi mesul eden
· Ey Allah İçin Yaratılan İnsan!
· Nedir Şeriat?
· Bu Halimizle mi?!.
· Demek hayrihi ve hayrihi ha!..
· Ehli Tevhidin görevi
· Zikrin önemi
· Yürü yavrum Hak Rasulün izinden yürü
· Hayatta En Güzel Şey: Huzur!..
· Hak Mürşidim Yol Gösterdi
· Sevgili Gençler
· Kadere rıza
· Mezarlığın Ötesinde mi?!.
· Kadere Rıza!
· Yolculuk! Yolcular!..
· Tarikatların Dejenere Oluşu!
· Vatan Sevgisinde Bir Vücut Olmak!
· Vücuda Hürriyetin Gelişi!..
· İki Zıt Bir Yerde Bulunmaz!..
· Yabanda Gezenlerden Olma!..
· Seni Sana Anlatmak!..
· Allah'ın Hikmet Hazinesi: İnsan!
· Niçin Seviyorum?..
· Muhterem Kimdir?
· Hak'tan Gayrı Değiliz!..
· Oğuz ve Sevda evladıma
· Sevgili Kızım
· Kader kaleminin bana yazdığı...
· Dilin Dikeni Kırılacak
· İyilik
· Rahmetin Yağışı
· Mürşidi Kamil
· Güzel Ahlak
· Hak Yolun Yolcuları
· Hakka Giden Hak Yolcuları
· Sevgili Dostlarım!
· Muhterem Dostlar!
· Hanım Kardeşler!
· Huzur, îmân-ı kâmilde
· Kardeşime ve Oğluma
· Zirve-yi Tevhide Giden Yolun Yolcuları!
· Ezelden ebede koşturan yolcu!
· Hayırlı Bayramlar
· Hüseyin Sabri Soyyiğit Efendi'nin Özgeçmişi
· Ana Temel İhmâle Gelmez
· Gayrullaha Düşürmesin
· Râbıtamız Hakk’adır.
· Fetih İki Kısımdır
· Kadere rıza ancak iman-ı kâmille…
· Gerçek iyilik!
· Hedefimize Ulaşabilmek İçin!
· İslâm’ın ana kaidesi
· EFENDİLERE HİTAP
· Kendine dönebilse...
· Bugünün yarını yok!
· Hacı Baba, neler yaptınız?
· İlk Emir: Oku!
· Selâm
· NE İSTİYORSUN!..
· KİŞİYİ HUZURA ÇIKARTAN ABDEST
· Melâmeti günlük hayata uygulamak
· Sadâkat sadâkat sadâkat!..
· Ne kadar sadâkat o kadar huzur
· Birbirinden Ayrılmaz
· BABALAR DİKKAT!
· ANALARIN AYAĞI ALTINDA
· Âfakî ve Enfüsî Mücadele / 31. 01. 2004
· BAYRAM VE HUZUR
· İnsanı vuslata getiren nedir?
· Allah'ın zikri yeter
· Akıl erdiremiyorum
· Urucun nüzûlün yolu
· Şiarımız, Ceza Değil; Aftır!
· Hakikatin elbisesi
· Hz. Muhammed (s.a.) Neyi Getirdiyse…
· Namaz Kılmak
· Oruç tutmak
· Hacca Gitmek
· Zekât Vermek
· HADDİNİ BİLMEK
· Birbirinden ayrılır mı!
· TAKLİTTEN TAHKİKA
· Müminler kardeştirler
· İslâm’da, imanda kardeşlik
· KUTLU DOĞUM
· Kalplerin huzura kavuşması
· İman ve amel-i Salih
· sevginin hâkim olması
· Zorlukları hâlleden ne?
· VAR ONLARLA KAL
· Nâr Nura Döndü mü?
· Engelleri kaldırmak
· Temizlik imandandır
· Tek düşüncemiz…
· Allah'ın zikri yeter
· Melâmeti anlatmak
· BİR MELÂMİ NASIL OLMALIDIR!
· Melâmet bir meşreptir
· Melâmet anlayışımız
· Melâmet’in özünü Muhafaza
· İlâhî aşk
· Seyyid M.Nurül Arabi Efendi Hazretleri
· Niyazi-i Mısri Efendi Hazretleri
· Pirizrenli H. Ömer Lütfi Efendi Hazretleri
· Hasan Fehmi Tezdoğan Efendi Hazretleri
· Ahmet Kumanlıoğlu Efendi Hazretleri
· Kurban Bayrami Mesaji 10.01.2006
· Muhterem İmam Efendiler ve Sevgili İhvanlarım
· 05.10.2006 Bayram Mektubu
· 12.10.2006 Ramazan sonrası uyarı mektubu
· Melametin Tanimi
· Ey Allah için yaratılan Hz. İnsan!
· Yürü Yavrum, Sen, Hak Resulün İzinden Yürü!..
· Dostlarıma
· İzmir, 28. 12. 2006
· İzmir, 04. 01. 2007
· Allah’ın ahlâkıyla ahlâklanmak!..
· Mânevî Mes’uliyetin Ağırlığı!..
· ZİKİRSİZ OLMAZ!
· Zikir ne yapar?
· Ana temel ihmâle gelmez
· Gizli Şirkten Kurtulmak / İzmir, 07. 02. 2007
· Yare Vuslat Ettiren Telkin / İzmir, 18. 02. 2007
· Hakikat İlmi, Mensuplarına Verilmeli! / 22. 02. 2007
· NİÇİN "MUHAMMEDİ MELAMİYİZ" DİYORUZ! / 08. 03. 2007
· Yokluğu Sermaye Etmek! / 22. 03. 2007
· HAK DOSTLARININ KÖKÜ KESİLDİ Mİ? / 25. 03. 2007
·  CANIM ANACIĞIM! / 26. 03. 2007
· HAYAT NEHRİNDEKİ HALİMİZ!.. 05. 06. 2007
· Şeriatla Hakikat: Beden ile Ruh! / 06. 06. 2007
· MEYVELİ AĞAÇLAR: İLİM SAHİPLERİ!.. 12. 06. 2007
· AMAN DOSTLAR, DİKKAT!.. 20. 06. 2007
· İYİ İNSAN OLMAK... / 22. 06. 2007
· HAKİKAT KAPISINI ARALAMAK... / 25. 06. 2007
· ALLAH'A MUHATAP: İNSAN! / 28. 06. 2007
· GÖNÜL KALESİNE TEVHİT BAYRAĞINI ÇEKMEK / 12. 07. 2007
· GÖZÜMÜZE HİÇBİR ŞEY PERDE OLMASIN! / 29. 11. 2007
· KOMŞU KARDEŞTİR, AYRICA DA MÜ'MİN KARDEŞTİR! /10. 12. 2007
· KURBAN BAYRAMINIZI TEBRİK EDERİM! / 19. 12. 2007
· Akl-ı Selim / 14. 01. 2008
· HEM ALLAH'A HEM DE HZ. MUHAMMED (A.S)'A TABİ OLALIM 15. 01. 2008
· SOHBETLERİ ANLAYABİLMEK!..
· GÜZEL AHLAK / 27. 02. 2008
· DÜNYA-UKBA PAZARINDAN GEÇMEK! / 27. 02. 2008
· KENDİNİ BİLMEK / 06. 03. 2008
· HAK MÜRŞİDİN KIYMETİNİ BİLMEK! / 12. 03. 2008
· İLAHİ DÜZENE HİZMETTE KATKIMIZ OLMALI! /10. 07. 2008
· EN BÜYÜK DÜŞMAN! / 20. 07. 2008
· SEVGİLİ DOSTUM HACI ALİ EFENDİ / 21. 07. 2008
· ŞERİATIN İÇİNDE HAKİKAT MEVCUTTUR
· SEVGİLİ DOSTLAR
· 17. 11. 2009 tarihli mektup
· HAYIRLI BAYRAMLAR...
· 
· YA RAB, BİZİ UZAK EYLEME EVLAD-I RESULDEN
· SIR VE HİKMET HAZİNESİ İNSAN
· İYİLİKLERİN İNSANI OLALIM
· DERVİŞ KİMDİR?
· GÖNÜL YIKMAYALIM!
· TEVHİDE HİZMET
· ALLAHIN RAHMETİNE, MERHAMETİNE, MAĞFİRETİNE ÇOK MUHTACIZ!
· DERVİŞ OLAYIM DER İSEN / CAN MÜRŞİDİN TELKİNİYLE
· KENDİMİZİN GÜVENİNİ KAZANMAK
· ALLAH MUHABBETİ
· ZİKRULLAH
· YÜRÜ YAVRUM, HAK RASUL'ÜN İZİNDEN YÜRÜ!
· KUTLU DOĞUM
· MEVLA GÖRELİM NEYLER...
· NEBİLER SERVERİ AHMED GELİYOR
· CANLI ÖRNEK OLABİLMEK
· İNCİTME SAKIN
· DERVİŞLİK!...
· HİSSEDEBİLMEK...
· Ruhtan Ruh Alan Bizler
· SAFA GELDİN YA RAMAZAN
· BAYRAM MEKTUBU
· KURBAN BAYRAMI VESİLESİYLE...
· HALDE TEVHİD EDENLER!
· GÖNLÜMÜZDE DOĞSUN HER AN!
· iNSAN: GÜZEL VARLIK!
· HUZURDA OLDUĞUMUZU İDRAK EDELİM!
· HAYIRLI RAMAZANLAR OLSUN!
· NEDİR EN ZOR ŞEY?
· DALGAYI DENİZİN, DENİZİ DE DALGANIN DIŞINDA GÖRME!
· O SENDE İKEN, SEN O'NU GAYRIDA ARAMA!
· ALLAH'IN YAKINLIĞINI YAŞAMAK!
· VARIRSIN VAHDET İLİNE
· KUTLU DOĞUM
· Dostlarımızı Ziyaret!
· Bereketli Ziyaret!
· DOSTLARIMIZI ZİYARET!
· DOSTLARIMA

Toplam 197 kayıt var

Anasayfa | Kur'an-ı Kerim | Videolar | İlahiler (mp3) | İlahiler | Hatıralar | Mektuplar | Sohbetler | Öz Geçmişler | Kullanım Şartları
©2002-2014 Tasavvuf Derneği Tüm hakları saklıdır. Bu web sitesi en iyi 1024x768 ekran çözünürlüğünde görüntülenir.

Sitemizin yapımında php-nuke kodları kullanılmıştır.